Türkiye’de rejim, tarafsız bir Cumhurbaşkanı’nın varlığı üstüne kuruludur.
Abdullah Gül’ün geldiği günden bu yana toplumdaki kutuplaşmayı tehlikeli biçimde hızlandıran sebeplerin çoğunu tarafsız bir Cumhurbaşkanı’na sahip olamamanın talihsizliği üretmiştir.
Cumhurbaşkanı Gül’ün Anayasa değişikliğini jet hızıyla onaylaması, bağlı kalacağına yemin ettiği tarafsızlık ilkesini ne kadar fütursuzca çiğnediğini gösteren kışkırtıcı bir meydan okuma idi.
Memnunuz ki bilim adamlarının ve sivil toplum örgütlerinin uyarılarını değerlendirmeyen bu militan tavır işe yaramamıştır.
Gül iktidara on günlük zaman kazandırmak isterken Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) verdiği karar, yenilgisini ilân etmiştir.
Zahmetine değmedi
Bilindiği gibi iktidar yargıyı kontrol altına alabilmek amacıyla giriştiği Anayasa operasyonunu hızlandırmak için referandumun hazırlık süresini 120 günden 60 güne indirmişti.
AKP değişikliğin hemen yürürlüğe gireceğini, CHP ise bir yıl içinde uygulanamayacağını savunuyordu.
YSK 120 gün dedi.
Gül’ün zahmetine değmedi.
Referandum 12 Eylül’de...
Dün hocaların hocası diye anılmaya lâyık bir hukukçu ile konuşuyordum. YSK kararını henüz açıklamamıştı. Şöyle dedi:
“Yasalar ortada. Kurul 120 gün derse bileceğiz ki iktidarın YSK’da çoğunluğu ele geçirmek için sürdürdüğü çabalar sonuç vermemiştir. Aksi halde bir kurumun daha düştüğünü anlayacağız.”
Yüksek yargının bağımsızlığını korumakta gösterdiği dayanma gücünün uyandırdığı güven duygusu 12 Eylül’le ilgili iyimser senaryoların ilhamını veriyor.
CHP Anayasa Mahkemesi’ne bugün iptal başvurusu yapacak.
İyimser senaryolar
Pakette hukuk devleti ilkesini ihlâlden öteye tecavüz diye nitelenecek iki konu bulunuyor.
İktidarın HSYK ile Anayasa Mahkemesi’ni ele geçirmesi demokratik hukuk devletine kavuşma umutlarına son verip ülkeyi sivil dikta düzenine götürecektir.
“Avrupa değerleri ölçü alındı” propagandasının büyük bir yalan olduğu AB raporları ile kanıtlanmıştır.
Yani yargı bağımsızlığını koruyacak iptal kararları ile karşılaşmak sürpriz olmayacaktır.
O zaman geriye, hak ve özgürlükleri genişleten maddeleri ile bütün partilerin “EVET” diyeceği bir metin kalır ve o da referandumda yüzde yüze yakın destek alır.
Bağımsızlığını savunma gücüne sahip bir yargı kutuplaşmanın panzehiri ve hepimizin güvencesidir.
Referandumda % 100 destek
Haberin Devamı

