Referandumda sandık başına çağrılan seçmenlerin sayısı 49 milyon 446 bin 269’dur.
Yani 12 Eylül’de bütün seçmenlerin sandığa gideceği varsayılsa tarafların hedefi 24 milyon 723 bin 135 oya ulaşmak olacak...
“Evet“ hedefleyen taraf için yol düzgün ama “Hayır” kazansın diye çalışanlar için başarının yolu bir hayli dolambaçlı.
Çünkü sandık başlarında iki mühür olacak.
Biri “Evet” basacak, biri “Tercih”.
Anayasa değişikliklerini destekliyorsanız kafanızı karıştıracak bir zorluk bulunmuyor. Sonuçta birleşik oy pusulasının “Evet“ yazılı sol tarafına mühürü basacaksınız.
“Evet” tarafında “Evet” mührü ters gelmez.
Sorun Anayasa değişikliğine “Hayır” diyecek olanları ilgilendiriyor.
Daha doğrusu “Evet” mührü ile “Hayır” oyu kullanacak olanları...
Çünkü “Tercih” yazılı mühür kullanılan sandıklarda, mührü oy pusulasının “Hayır” yazan sağ tarafına basan vatandaşın bir zorluğu olmayacak.
Tercihini “Hayır”dan yana kullandığı konusunda şüpheye düşmeyecek.
Ama “Hayır”a oy vermek isterken elindeki mühürde “Evet” yazdığını görenler ne yapacak; asıl mesele burada.
Elbette afallayacak, tereddüt geçirecek, kim bilir kaçı oy pusulasının belki iptalini gerektirecek hatalara sürüklenecek.
Referandum mu, zekâ testi mi yapıyoruz?
Oy pusulasındaki “Hayır” yazısının üstüne “Evet” mührünü basarak “Hayır” oyu kullandığından emin olacak 20 milyonu aşkın seçmen var mıdır Türkiye’de?
Bu sıkıntıyı vermenin sebebi nedir?
Gümrük kapılarındaki uygulamadan yansıyan şikâyetler üzerine 8 Ağustos’ta bu sütunda sorunu gündeme getirmiş, “Evet” yazılı mühürlerin “Tercih” yazan mühürlerle değiştirilmesini önermiştik.
Dün öğrendik ki CHP’nin sahip çıktığı bu öneriyi Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kabule değer bulmamış.
Anayasamız YSK’yı referandum ve seçimlerin düzen ve dürüstlük içinde gerçekleşmesinden sorumlu tutuyor.
Kararlarına itiraz mercii bile tanımıyor.
YSK bu ayrıcalığın yüklediği vebali iyi değerlendirmelidir.
Gümrük kapılarından gelen şikâyetlerin arttığına bakarak YSK acaba Anayasa’dan kaynaklanan sorumluluğunu yeniden değerlendirme basiretini gösteremez mi?
Referandumda “Hayır” oyunun “Evet” diyerek kullanıldığı bir üçüncü dünya ülkesi durumuna düşmenin bütün ayıbı YSK’ya ve onun üstünden yargıya yazılacaktır.
Önümüzde bir ay var; eksik mühürler rahatlıkla üretilebilir!
Sıcak gelişme!..
Referandum yolundaki en sıcak (!) gelişme Gaziantep’te yaşanıyor!
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı vatandaşlara kömür dağıtıyor.
Gün ortasında hava sıcaklığının 45 dereceye yükseldiği kentte, dar gelirli yurttaşların muhtarlıklar önünde kuyruklar oluşturduğu görülüyor.
Acı veren bir yoksulluk ve karşısında kucağını açmış cömert bir sosyal devlet!..
Cehennem sıcağında kömür yardımı bir komedidir. Yoksulların çaresizliği ise dram.
Bu yardımı alanlar, kendilerini mübarek bir ayda teşekkür borcu altına girmiş hissediyor.
Nasıl ödeyecekler borçlarını?
Tabii ki oyla: İki merkez ilçede 33 bin aileye kömür verilmiş. Her evde üçer seçmen olsa eder 100 bin “Evet” oyu.
İktidar için kârlı bir alışveriştir çünkü parası partinin kasasından çıkmıyor.
Fukaranın çaresizliğini sömüren zihniyeti pişman edecek bir demokrasi ahlâkı da gelişmediği için bu ayıbın sonu gelmiyor!
Referandum mu zekâ testi mi?
Haberin Devamı

