Rastlantıya bak!

Haberin Devamı

Anayasa Mahkemesi türbanı yarın ele alacak. Bu defa farklı bir karar çıkar mı?

Herkes bunu merak ediyor.

Dün gelen bir haber, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin değişmediğini ortaya koydu.

Mahkeme türbanın “özgürlük sorunu olmadığı” ve şeriat amaçlı kullanılan bir dini simge olduğu konusunda verdiği kararları, son davada tekrarladı.

Hem de oybirliği ile...

Sakarya İmam Hatip Lisesi’nin iki öğretmeni, türbanla derse girememelerini gerekçe göstererek dava açarken “din ve vicdan özgürlüklerinin ihlâl edildiğini” yanısıra “ayrımcılığa maruz kaldıklarını” iddia etmişlerdi.

Mahkeme iddiaları kabul edilebilir bulmadığı gibi, Leylâ Şahin kararında belirttiği “öğretimin tarafsızlığına saygı” gerekçesine de atıfta bulundu.

Yani AİHM’e göre türban dini bir simgedir ve bu simgenin kullanılmasına hak tanınması laik eğitim ilkesine ters düşmektedir.

İktidar yanlısı gazeteler bugün haberi “AİHM, türbanlı iki öğretmenin adil yargılanma haklarının ihlâl edildiğine hükmetti” diye verebilirler.

Ama bu çarpıtılmış bir haber olur.

Gerçekten Türkiye’deki yargılama sırasında savcının görüşlerine davacıların cevap verememeleri bir eksiklik sayılarak AİHM kararında kayda geçmiştir ama bu bir teknik eksikliktir.

Mahkeme türban şikâyetini haklı bulmamış, tazminat taleplerini kabul etmediği gibi davacılara açıkça “Siz mağdur değilsiniz. Size uygulanan tedbir Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin din özgürlüğü ve ayrımcılıkla ilgili maddelerinin ihlâli anlamına gelmiyor” demiştir.

İlginç rastlantı

Anayasa Mahkemesi, üniversitelerde türban yasağını kaldırma amaçlı anayasa değişikliklerine yönelik itiraz için yarın toplanacak.

AİHM kararının zamanlaması, etkileme tartışmasına sebep olabilir mi?

Olmaması gerekir. Çünkü AİHM’in bu konudaki kararlarında şimdiye kadar yalpalama olmadı. Hukuk dışı etkilerin sızma imkânı bulamadığı mahkemeler rüzgâra göre karar değiştirmez.

Kaldı ki konuştuğumuz davalar birbiriyle tam örtüşmüyor.

Ama yine de Dışişleri Bakanlığı’nı uyarmak görevimiz...

AİHM’nin bu kararı Amerika’ya giden Dışişleri Bakanı Babacan’a hemen bildirilmelidir ki orada da saçmalayıp kendini ve ülkeyi kötü duruma düşürmesin.

Hatırlayacağınız gibi Avrupa Parlamentosu’nda geçen hafta “Türkiye’de yalnız gayrimüslim azınlıklar değil Müslüman çoğunluk da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor” demişti.

AİHM “Kamuda türban yasağı ayrımcılık ve dinî özgürlük ihlâli değil” dediğine göre o plâğı hiç değilse dışarda çalmaktan vazgeçmeli!

Çoğunluk kararsız

A&G’nin son araştırması AKP oylarının altı ayda yüzde 54,2’den yüzde 39,7’ye gerilediğini gösteriyor.

Üstelik bu rakam kararsız seçmenlerin oransal olarak dağıtılması ile bulunan bir rakam. “Kime oy verirsiniz?” sorusuna deneklerin sadece yüzde 28,1’i AKP demiş.

Yüzde 29,3’e ulaşan kararsızlardan alacağı pay AKP’yi yüzde 39’a yükseltir mi?

Yükseltmemesi lâzım. Çünkü bu kararsızların çoğu, düş kırıklığından dolayı AKP’den kopmuş seçmenlerdir.

Tablo siyasetçiler için hezimettir:

İktidar partisi, saplantılarına kurban olmuş, hızla gözden düşmekte, fakat yarattığı boşluk muhalefet tarafından doldurulamamaktadır.

MHP küçük bir yükselme yaşarken ana muhalefet CHP, alternatif olmak şöyle dursun erimeye devam etmektedir.

AKP’den kopanlar için CHP niçin sığınak olamıyor?

Baykal ve Sav, bu sorunun cevabını bilmiyor olamazlar.

Sadece gereğini yapmıyorlar!

DİĞER YENİ YAZILAR