Rant hesabı yapmayın!

Haberin Devamı

Cumhurbaşkanı Gül “Düşündüklerimi tartarak söylüyorum; konu çok hassas” diyor.

“Kürt açılımı”nın gerekliliğini savunmak isterken “Başımızı kuma gömmeyelim” demekten de geri durmuyor.

Manşete bu sözlerinin çıkacağını bile bile...

Düşündüklerini nerede tartıyorsa değiştirsin.

O kantar bozuk! Çünkü içeriği aşağılayıcı.

Çözümle ilgili hâlâ bir ışık yok. Sadece hayallerin meşalesinden yayılan bir aydınlık var. Gül’ün devekuşu benzetmesi, bunu yanıltıcı bularak şüphe duyanları hakir görüyor.

Fazladan bir de tahrik ediyor.

Cumhurbaşkanı Gül MHP’ye “Biz böyle günler için varız” dedirtecek bir açık vermiştir.

Açılımın içeriğini öğrenmeden destek vermeye muhalefeti mecbur eden “devekuşu baskısı” yetmiyor gibi üstüne bir de devletin ne kadar cömert davranacağını göstermek arzusu ile olmalı, Güroymak İlçesi’ni Kürtçe adı olan Norşin diye telâffuz etmiştir.

İki taraf da hata yaptı

Terör belâsına son verecek arayışın yolu döşenirken asla düşülmemesi gereken yanlış radikal milliyetçiliği tahrik etmektir.

PKK’nın ırkçı kimliği zaten zorluktur, MHP’nin itirazlarını toplum zemininde haklı kılacak açıklar vermek zorlukları artıracaktır.

MHP dün Cumhurbaşkanı’nı AKP’nin içine katarak ağır şekilde suçlayan tepkiler ortaya koydu.

Grup Başkanvekili Oktay Vural Cumhurbaşkanı Gül’e “Bizans tekfuru musun?” diye şık olmayan bir soru sordu.

Açılımın koordinatörlüğünü yapan İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın görüşme talebinde bulunmak üzere MHP’nin kapısını çalmaması için uyarıda bulundu.

İktidar da muhalefet de bu meselede siyasi rant tamahkârlığı yapmamalıdır.

İçeriği ortaya konulmamış, plan halini almamış bir niyete peşin peşin destek vermeyen muhalefeti “devekuşu”na benzeten yaklaşım ne kadar yanlış ve talihsizse, ayrıntılarını öğrenmediği “açılım” için iktidara ihanet suçlaması yapan MHP de o ölçüde yanlıştadır!

MHP bu olaya, siyasi sıçrama fırsatı olarak bakmamalıdır. Millet hırgürden bıktı.

Kan ve gözyaşına son verecek onurlu bir çözüm şansı varsa bunun kullanılmasını istemeyecek vicdan sahibi bulunamaz.

Tehdit sürerken olmaz

Ülkeyi bölünmeye götürecek gaflet ne bedel ödeyecekse terörü ülke ve milleti bölmeden çözme şansına sırf muhalefet olsun diye zarar verenler de aynı bedeli ödeyecektir.

Şu anda aciliyet taşıyan adım, hükümetin vaat ettiği açılım paketini 15 Ağustos gelmeden ilân etmektir. Kendi yol haritasını açıklamaya hazırlanan terör örgütünün başı ön almamalıdır.

VATAN muhabirleri açılım paketinin üç ayak üstüne kurulu olduğunu belirlediler. Haber bugünkü manşetimizi oluşturuyor.

Tartışmanın somut meseleler üstünde gelişmesini sağlayacak bu adım, alacağı tepkiler nedeniyle çözüme ne mesafede olduğumuz hakkında da fikir verecektir.

Ama şimdiden şarta bağlanması zorunlu bir madde var ki, o da bölgedeki korucu varlığının tasfiyesi ile ilgili konudur.

Tabii ki o günleri görmek ve temelindeki güven duygusunu yaşamak hayalimizdir.

Korucuların, Güneydoğu’da devlet öncülüğünde kurulmuş fabrikalarda ve kamu çiftliklerinde çalıştığı çözümlere ulaşmak, dağdaki teröristlerin aşağı inip silâhlarını teslim etmeleri şartına bağlı bir hedeftir.

Terör örgütüne yönelik “silâhlara veda” şartı, mutlaka korucuların tasfiyesinden önce gerçekleşmelidir.

DİĞER YENİ YAZILAR