Rahat bırakın Atatürk’ü!..

Haberin Devamı

AKP’nin soldan transfer yeni yıldızı anayasa profesörü Zafer Üskül şaşırtıcı bir öneride bulundu.

Bu öneri, seçimde oyunu AKP’ye veren vatandaşların bile çoğunda şüphe ve tepki doğuracak terslik taşıyor.

İktidar partisinin vaat ettiği sivil anayasayı hazırlasın diye partiye alınıp milletvekili yapıldığı bilinen Prof. Üskül mazbatasını aldığının ertesi günü ve daha milletvekili yeminini bile etmeden bir demeç patlattı!

“Atatürk milliyetçiliği, Atatürk ilke ve inkılâpları” gibi kavramların Anayasa’da yer almasının gereksiz olduğunu söyledi.

Bu demeci, seçim zaferini kutladıkları uzun bir gecenin yorgunluğu altında ve dumanlı kafa ile vermiş olabilir mi?

Çünkü “çıkarıp atalım” demeye getirdiği o kavramlar Anayasa’nın 2’nci maddesinde cumhuriyetin niteliklerini tarif ediyor.

Daha önemlisi de şu:

Anayasa’nın 4’üncü maddesi bu 2’nci maddeyi, Anayasa’nın değiştirilemez, hatta değiştirilmesi teklif bile edilemez hükmü sayıyor!

Güvence sayarken

Anayasa’nın değiştirilemesi teklif dahi edilemez maddesi hakkında “kaldıralım” önerisi yapan bir parlamenter çok ararsanız bulursunuz ama bir anayasa hukuku profesörü asla bulamazsınız!..

AKP’nin değişim iddiasına şüphe duyanlar, Tayyip Erdoğan’ın partiye aldığı Zafer Üskül gibi şahsiyetlere ümit bağlıyor, onların varlığını rejimin garantisi sayarak teselli buluyorlar.

Fakat Prof. Üskül, kraldan çok kralcı çıkışı ile solculuğun bazı kimliklerde ideolojik bir disiplin değil de güvenilmez bir huy olduğu yorumlarına haklılık kazandırmıştır.

Demokratik bir ülkede elbette anayasa değişikliği önerilebilir. Ama bu kadar köklü bir değişim niyetini seçim kampanyasında gizleyip seçimden hemen sonra açığa vurmak... Bu olamaz!

Tutturmuşlar bir “Kemalizm ideolojisi”... Atatürk’ün dayattığı bir kalıp, toplumun önüne koyduğu bir duvar yoktur. O, “çağı yakalayın” demiş, bunu da bilimi rehber alarak yapmamızı istemiştir.

Parti değil, bireysel

Prof. Zafer Üskül “Atatürk hangi iyiliğe mani oluyor” onu söylesin!

Atatürk ileri gitmenin değil, ülkeyi geriye ve karanlığa sürüklemek isteyenlerin engelidir.

Türkiye’nin ve Türk milletinin bütünlüğüne yönelik düşmanlıklar karşısında en güçlü birleştirici ruhu feda etmenin, tahrip etmenin anlamı nedir?

Seçimin haftası bile dolmamış; AKP’nin seçim zaferinden dolayı millete şükranını göstermek için seçtiği eylem biçimi Atatürk’ü silmeye kalkışmak, milletin önderini inkâr etmek mi olmalı?

Haberi görünce parti Zafer Üskül eliyle acaba yoklama mı çekti diye merak ettik. Öteki açıklamalar bu kabul edilemez önerinin Prof. Üskül’ün bireysel girişimi olduğunu gösterdi.

Gene de rehavete kapılmamak, uyanık durmak lâzım.

Belli ki dışardaki “ılımlı İslâm” dayatmacıları ve içerdeki uzantıları Atatürk’e rahat vermeyecekler!

DİĞER YENİ YAZILAR