Türkiye yüzyıllık kaderinde belirleyici olacak bir dönemeci geçti.
Başbakan Erdoğan'ın önceki gece Kıbrıs'ın birleşik olarak AB'ye girmesini öngören Annan Planı'na destek vermesi bu tarihi olayı gerçekleştirdi.
Ülkenin otuz yıldır enerjisini ve kaynaklarını kemiren, dış siyasetini rehin tutan prangadan kendimizi kurtulmuş sayabiliriz.
Elbette en iyisi, adanın iki tarafında da planın halktan onay almasıdır. Ama Rumlar referandumda planı reddetseler, hatta uzak bir ihtimal olarak aynı sonuç Türk tarafında da tekrarlansa bile Kıbrıs sorunu, Türkiye'nin AB yolunu tıkamayacaktır artık.
Çünkü Helsinki zirvesi Türkiye'ye sadece BM'nin çözüm çabalarına yardımcı olma görevini yüklemiştir.
Kıbrıs'ta sağlanan güvenceler, elde edilen sonucun değerini artırıyor. Ve Türkiye uzun yıllar ardından milli bir davanın çözümü yolunda irade kullanıp mesafe almanın tadını çıkarıyor.
Demokratik irade
Bizde hükümetler devleti kontrol edemedikleri için böyle önemli adımları atmak mümkün olamıyordu. AKP iktidarı siyasi sorumluluğunu üstlenerek Kıbrıs konusunda cesur bir adım atmıştır.
Başbakan Erdoğan önceki gece zirve ardından planı tatmin edici bulduğunu ve referandumda "kabul" yönünde ağırlık koyacağını söylerken, siyasi iktidarın geçmişteki ipoteklerden kurtulduğunu ve Türk demokrasisine yönelik AB kökenli çekincelerin geride kaldığını dünyaya anlatmak istemiştir.
Kıbrıs müzakerelerinde varılan nokta, Kıbrıs'ta alınan ve verilenler dışında başlı başına bir milât sayılmalı.
Gerek Annan'ın, gerek Talât'ın dediği gibi ortada galip veya mağlup yoktur, bir uzlaşma vardır. Bu uzlaşma Türkiye için de, Kıbrıs Türklüğü için de yeni ve iyi bir gelecek vaat ediyor.
Harikalar ülkesi
Ada keşke iki kurucu devletle bir arada AB'ye girse.. Ama Rumlar yüzünden bu mümkün olamazsa bile şartlar yine de bugünkünden daha iyi olacaktır.
Çünkü KKTC'nin tanınmaması ve ambargolarla sıkıştırılması anlamını kaybedecektir. Yanlış bizden gelmediği için KKTC'nin meşruiyeti zaman içinde taraftar bulacaktır.
Bu arada da Türkiye, uyuyan dev ekonomik potansiyelini harekete geçirecek, demokrasi ve yaşam kalitesini uygarlıkla buluşturacak olan AB üyeliğine doğru hızını artıracaktır.
Türkiye bir tarihi kavşağı, Atatürk'ün kurduğu CHP'nin muhalefetine rağmen siyasi İslâm köklerinden gelen AKP iktidarının iradesiyle geçti.
Siyasetin aktörleri yollarını şaşırsa da Türkiye tarihsel rotasından şaşmıyor.
Garabet mi dersiniz, yoksa mucize mi; bilmeyiz ama...
Allah nazardan korusun!
Pranga çözüldü
Türkiye yüzyıllık kaderinde belirleyici olacak bir dönemeci geçti
Haberin Devamı

