Ekonominin gelecek üç yıldaki gelişimini öngören yol haritasına Orta Vadeli Program (OVP) deniyor.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın dün OVP konusunda yaptığı açıklamalar küresel krizi doğru teşhis edemeyip zamanında tedbir almamaktan doğan zararların Türkiye’ye en az dört yıl kaybettireceğini gösterdi.
Krizin küçülme maliyetini en ağır biçimde ödeyen ekonomilerin başında biz geliyoruz.
Kişi başına düşen milli hasıla ekonomik gelişmenin en önemli göstergesi kabul edilir. Planda 2012 yılı için ulaşılacağı belirtilen 9 bin 732 doların 2008 yılındaki rakamın (10 bin 436 dolar) bile gerisinde kaldığı görülüyor.
Plan iş bulmak için bekleyen işsizlere de sabretme gücü ilham etmiyor. Çünkü işsizlik oranı 2012 yılında 2008’in 2,5 puan daha üstünde olacaktır.
Uzmanlar OVP’nin pembe tablolar vaad etmeyen, gerçekçi bir belge olduğunu söylüyorlar.
Yalnız şu konuda bir sorun var:
Pusulasız harita
Bakan Babacan dün “Programımız ekonominin yeniden güçlü ve sürdürülebilir bir büyüme dönemine girmesini hedeflemektedir” dedi.
Yol haritasında bu yıl ekonominin yüzde 6 küçüleceği hesaplanıyor. Ama gelecek yıl yüzde 3,5 büyüme öngörülüyor.
Böyle bir gerçekleşme, bir yıl içinde yüzde 10.7 oranında müthiş bir büyüme mucizesine ihtiyaç doğuracağına göre bunun adımları ve hangi kaynaklarla finanse edileceğine dair bilgiler veriler nerede?
Pusulası olmayan bir yol haritası ile mi karşı karşıyayız?
Tereddütlerin yoğunlaştığı noktalardan biri budur.
Önemli bir soru daha var:
Bu program, güven uyandırmak bakımından IMF programının yerini tutabilecek bir belge midir?
Cevap “HAYIR!”
Peki bu program IMF’den destek alabilir mi?
Onun cevabı da... “Kolay değil!”
Ama AKP iktidarı yaklaşan seçimi düşünerek her şeye rağmen yola IMF’siz devam etme şansını zorlayacak gibi görünüyor.
Anahtar iş ve aş...
Seçime IMF’siz girmenin fiyakasını AKP iktidarının fazla önemsemesini gereksiz bir risk sayanlar haklı çıkabilirler.
Eğer Başbakan “Ekonomiyi yönetmek için IMF’ye muhtaç değilim” iddiasını kanıtlamanın oy getireceğini düşünüyorsa yanlış hesap yapıyor. Çünkü IMF’nin yol haritası ile yürüdüğümüz yıllarda AKP iki büyük genel seçim zaferi kazanmıştır.
Önümüzdeki seçimi, büyüme, iş ve aş veren bir ekonomi yaratılabilirse onun getireceği ümit ve heyecan kazandıracaktır.
Seçim tahminlerinin şampiyonu A&G Araştırma Şirketi’nin Başkanı Adil Gür sürekli aynı vurguyu yapıyor: “Önümüzdeki seçimin sonucunu geçim derdinin ve işsizlik sorununun boyutları belirleyecektir.”
Yani 1960 darbesinden sonra halka mal olmuş bir sloganda ifadesini bulduğu şekilde “plan değil pilav önemli...”
Başbakan’ın basını susturmak konusunda göze aldığı tedbirlerin ayıplı ölçüsüzlüğü, onun da meseleye Adil Gür gibi baktığını düşündürüyor.
Ama tedbiri yanlış yerde arıyor!
Plan değil pilav önemli
Haberin Devamı

