PKK’ya silahlar ve şehitlerimiz!

Şırnak Kato Dağı’nda teröristlere karşı aralıksız operasyon sürdüren 13 askerimizin bulunduğu helikopterin düşmesi ve askerlerin şehit olması Türkiye’yi bir kez daha yasa boğdu.

Bu 13 kişilik şehitler listesinin başında olan Tümgeneral Aydoğan Aydın onlarca yıldır terörle mücadelede hep ön saflarda yer almış, dev operasyonlar yürütmüş, “Kato Kahramanı” diye anılan bir general.

Şenoba’dan 20. 50’de havalanan helikopter 3 dakika sonra “yüksek gerilim hattına takılarak” düşmüş ve kurtulan olmamış.

3 Kez düşen helikopter

Ateş düştüğü yeri yakar.

Terörle mücadele eden askerlerimizin “yedikleri yemek dahil” her konuda güvenliğini sağlamak Genelkurmay’ın görevidir.

Bu olayda da insanların tepkisini çeken noktalar var. Örneğin; “Bu helikopterin 3 kez düşmesi ve toplam 28 askerin şehit olması”… Bunca yatırım ve harcama yapılırken, daha önce 2 kez düşen, 1996’dan bu yana 21 yıldır kullanılan bu helikopterin yerine yenilerinin neden konmadığı en çok sorulan ve cevap bekleyen sorulardan biri.

ABD’nin rolü

Haberin Devamı

ABD’nin yaşadığımız bu PKK terörünün artmasında, kaybettiğimiz asker sayısının artmasında rolü büyük.

“Bu silahlar sadece Rakka’da kullanılacak” yalanıyla PKK-PYD’ye “uçak düşürecek, tank patlatacak en ağır silahları” verdi.

Sonra Suriye’de Kobani’de, Tel Abyad’da, Tabka’da olduğu gibi Rakka’da da “DAEŞ’in büyük bir bölgeden çekilerek YPG’ye (PKK-PYD) bıraktığı” haberi geldi ve haberi Rusya Dışişleri Bakanı doğruladı.

PYD “DAEŞ’in çıkması için koridor açmış”. Hani ABD’nin DAEŞ’le mücadelesi? Onların geçmesi için yol mu açıyor?

Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar “PKK’nın elinde çok ciddi miktarda patlayıcı var, 2 km menzilli tanksavarlar var” dedi. Bu patlayıcıların büyük kısmını zaten “çözüm sürecinde kendilerine tanınan uzun zamanda” toplamışlardı, şimdi buna ABD’nin “PYD’ye veriyorum, DAEŞ için” diye tonlarla gönderdiği silahlar eklendi ki, 2 km menzilli tanksavarla, uçaksavarla sınır ötesinden bile vurmak mümkündür.

İnanmak güç!

Dün konuştuğum insanlar içinde ve gelen okur mesajları içinde “helikopter kazasına” inanmayanlar, inananlardan çok fazlaydı.

Haberin Devamı

Bunlardan biri; elektrik mühendisi ve araştırmacı bir okurumuz şunları yazmıştı:

Helikopter kalktıktan 3 dakika sonra bu tellere nasıl takılabiliyor? (…)

Ayrıca elektrik tellerine takılmış olsa, 3 Kv hatlar 25 metrede, en yüksek gerilim taşıyan hatlar 380 Kv, 56 metrede olduğuna göre, 25-56 metre arasında bir helikopter tellere takılıp düşse içindeki herkesin ölmesi garip. Helikopterde biri yüzbaşı, diğeri üsteğmen iki tecrübeli pilot var. Bunlar kalkış yaptıkları yerde yüksek gerilim hatlarını görmemişler mi? Helikopter mutlaka bu kalkıştan saatler önce (yani gündüz) o noktada bulunuyor olmalı. Hiç kimse bu hatları görmemiş mi? Bana kalırsa bu olayın altında başka nedenler olmalı.” 15 Temmuz günü ve gecesindeki çelişkiler gibi halkın bu şüphelerinin de Genelkurmay tarafından giderilmesi doğru olacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR