Terör durmalı. “Ne pahasına olursa olsun” diyemeyiz ama bunun için bir bedel ödemeye kendimizi hazırlayalım.
Siyasetin penceresi yeni yılın ilk gününden İmralı’ya açıldı.
Sanki olmayana ergi yöntemi ile olumsuz seçenekler teker teker elendi ve sona Öcalan’la müzakere kaldı.
Buna müzakere mi, yoksa mütareke mi demek gerekir?
Soruyu soranlar haksız sayılmaz ama “Daha kaç yıl kanlar içinde debelenmeyi terörle mücadele sanarak kendimizi kandıracağız” diyenlere de cevap bulmak zorundayız.
Devlet yorulmuştur. MİT’in İmralı’da Öcalan ile müzakereye girmesi, sabotaja uğrayan Oslo sürecinin yeniden işler hâle getirileceğini gösteriyor.
İktidara yakın medyadaki uzlaşıların Oslo metnine benzerliği bu tahminlere gerçeklik kazandırıyor.
Oslo’dan çıktık yola
Altyapı büyük ölçüde hazırlanmıştır.
Yerel yönetimleri güçlendirecek yasa çıktı; ana dille savunma hakkı Meclis’te ve seçilmiş vali projesi sırasını bekliyor; şiddete bulaşmamış tutukluları kurtaracak dördüncü yargı paketi geldi, geliyor; yeni anayasada vatandaşlık tanımının etnik vurgudan arındırılması konusunda uzlaşma sağlanacak gibi görünüyor.
Bu ve benzeri tavizler, adı konulmamış bir federasyon mu getirecektir?
Bilmiyoruz. Çünkü Öcalan’ın uzlaşma karşılığında elde edeceği düşünülen kontrollü özgürlüğü nasıl kullanacağını görmeden bu soruyu cevaplayamayız.
İktidara bağlı medyaya göre Öcalan PKK’nın silâh bırakmasını sağlayacak tek isim durumundadır.
Bu güven oyunu Öcalan, cezaevindeki açlık grevlerini durdurma başarısı göstermesi sayesinde elde etmiştir.
Fakat Oslo sürecini sabote eden eylemler, PKK’ya bağlı mutabakatların ne kadar güvenilmez olduğunu öğretmiştir.
Yedi başlı ejderha
Masanın öbür tarafındaki patron Öcalan olur mu?
Sadece kamuoyundan gelecek tepkiler değil, bu sürecin bir kopuşa ilerlediğinden endişe eden Kürt vatandaşların muhalefeti değil, örgüt içinde silâh bırakmak istemeyen gruplar da sorun çıkaracaktır.
PKK yalnız siyasi amaçlı bir terör örgütü değildir. Aynı zamanda pespaye yollardan kazanç üreten bir mafya örgütüdür.
Yedi başlı canavarla savaşın zorluğunu yaşayacağımız kesindir.
İktidar muhalefetin anlayış göstermesini ve yardımcı olmasını bekliyor.
Ama bu desteği hak etmesi gerekecektir.
Önümüzde üç seçim var. PKK’ya silâh bıraktırma sürecinin içereceği af, seçim yatırımı olarak istismar edilmemelidir.
Hiçbir şehit ailesi “Çocuklarımız boşuna öldü” dememelidir.
2013 yılının birinci gündemi terör örgütüne silâh bıraktırma hedefidir.
Bu niyet ve bu çabalar umarız 13’ün kötü şöhretinden etkilenmez!
PKK’ya silâh bıraktırma yılı
Haberin Devamı

