Yıllanmış tehdit Irak Devlet Başkanı Talabani’nin sözleriyle su yüzüne çıktı.
Talabani iç işlerine karıştığımızı, vazgeçmediğimiz takdirde Türkiye’deki muhalif güçleri kışkırtacaklarını açıkça söyledi.
Aslında bu geleceğe dönük tehdit olduğu kadar geçmişle ilgili açık bir itiraftı.
Irak batağında yaşadığı yalnızlık ve çaresizlik Amerika’yı bir avuç Kürt’e rehin etmiştir. Irak Kürtleri ile Türkiye’nin çıkarları çatışıyor. Amerika’nın önceliği elbette Türkiye’dir ama onu “İkili oynamaktan vazgeç, tercihini yap” diye zorlayan bir muhatap bulunmuyor Ankara’da.
O nedenle bir öyle, bir böyle oynuyorlar. ABD Başkanı Bush önceki gün Fox televizyonuna Irak’ın üçe bölünmesine karşı olduğunu söylüyordu. Niye?
“Öyle bir durumda Kürtler Türklere sorun çıkarırlar” diye korkuyormuş!
NATO Savunma Koleji’nde, Anadolu’nun neredeyse tüm doğusunu içine almış Kürt devleti haritasını Türk subayların önüne Amerikalıların koyduğunu bilmeyenler “Şu Coni’ler ne kadar candan dost” der!
Ağar yardımı
DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, siyasi var oluş sebebini yok etmeyi göze almak pahasına niçin PKK’yı da kapsayan bir af çağrısı yaptı?
PKK’nın tahrik ettiği milliyetçi oy kaynağından kovasını doldurmak dururken DTP’ye kapılanmış oyları daha kolay devşireceğini düşündüğü için mi?
Hayır; şunu gördü: Kuzey Irak’tan sökülmediği takdirde PKK’nın sonu getirilemeyecektir.
Amerika işgal otoritesi oldukça Türkiye orada operasyon yapamayacaktır.
Irak’taki Kürt yönetimi de Türkiye’ye karşı kullandığı PKK kozunu sonuna kadar elinden çıkarmayacaktır.
Bunu yalnız Mehmet Ağar mı gördü?
Hayır, iktidar da görüyor. Başbakan ile Dışişleri Bakanı’nın Ağar’a ve iyi niyetine kefil olmaları bundandır.
Baklayı çıkardı
Dün iki önemli demeç geldi: Irak Dışişleri Bakanı Zebari “Irak ve Amerika’nın PKK’ya karşı cephe açıp savaşması mümkün değil” dedi. “PKK’ya ateşkesi biz kabul ettirdik” dedi.
Amerika adına nasıl konuşabiliyor?
“PKK’ya ateşkesi kabul ettirme” gücü “ateşkesi sona erdirme” opsiyonunu da içine alıyor mu?
İkinci haber Strasbourg’tan geldi.
Avrupa Parlamentosu’nda yapılan “AB-Türkiye ve Kürtler” konulu konferansta Diyarbakır Belediye Başkanı Baydemir, konfederalizm çağrışımı yapan bir yönetim modeli önerdi:
Vali ve belediye başkanı yetkilerini kullanan, halka seçtirilen ve bölgedeki petrol ve su kaynaklarına sahip olan bir yönetim.
Bölücü eğilimler görüldüğü gibi gün günden cüret kazanıyor.
Türkiye’nin birliğini savunanlar, siyaset geliştirmekte daha aktif olmak zorundalar.
Dikkat, ipler elimizden kaçıyor!
PKK kartı
Yıllanmış tehdit Irak Devlet Başkanı Talabani’nin sözleriyle su yüzüne çıktı. Talabani iç işlerine karıştığımızı, vazgeçmediğimiz takdirde Türkiye’deki muhalif güçleri kışkırtacaklarını açıkça söyledi
Haberin Devamı

