Pirus zaferi, maliyeti yıkım olan başarılar için kullanılan bir benzetmedir.
Dünkü meclis birleşimi, işte böyle bir karşılaşmaya sahne oldu.
Aklı başında hiçbir anne baba, Maliye Bakanı'nın dünkü konuşmasını küçük çocuğuna dinletmek istemezdi. Öylesine bir asabi ve kaba bir üslup benimsedi ki, Unakıtan'ı dinleyen hiç kimse "Bu konuşma masum bir insanın isyanını yansıtıyor" demezdi.
Kemal Unakıtan, sadece Başbakan Erdoğan'ın eski bir kader arkadaşı değil, aynı zamanda kabinenin en başarılı bir iki bakanından biridir.
Ama siyasi nüfuzunu, çocuklarının ticari faaliyetlerinde kötüye kullandığı iddiası ona yapışmıştır. Beş ayda üçüncü gensoruya hedef olan bakanın, taşıdığı öne sürülen gölgelerle o koltukta oturmaması gerektiğini söyleyenler arasında AKP'li milletvekilleri de vardır.
Hafta sonunda meclis grubunu kampa sokan Başbakan Erdoğan, "Kemal Abi"sini savunamamışür. Dediği şudur:
"Seyir halinde iken hatalar, talihsiz anlar, tökezleyenler olabilir. Görevimiz tökezleyen arkadaşlarımıza omuz vermektir."
Hiç inandırıcı olmadı
AKP'liler dün vicdanlarını değil liderlerini dinleyerek Unakıtan'ı kurtarmışlardır.
Oylama AKP için bir Pirus zaferidir. Çünkü bu zaferin astarı yüzünden pahalıya patlayacaktır.
Bundan böyle AKP dendiğinde Unakıtan akla gelecek, ampul amblemi Unakıtan'ların yumurtalarını çağrıştıracaktır.
Bakan dün inandırıcı olamadı.
İddia edildiği şekilde çocuklarından birinin kamu yönetimindeki bir kuruluşu ziyaret ettiğini, ötekinin de KDV indiriminden yararlandığını kabul etti. Savunması kızının bu ziyaret sonucu herhangi bir sipariş almadığı, satış yapmadığı, yumurta işi yapan oğlunun da KDV indiriminden özel olarak yararlandırılmadığı idi.
Koca CHP muhalefeti, oğlunun iki kutu yumurtası ile uğraşıyordu!
Gelmeyin, yakarım!
Bakan, kurtarılacağından emin olsa bile kamuoyu önünde bu siyasi hesaplaşmadan yenik çıkacağını gördüğü için hışırı çıkmış bir taktiğe başvurdu:
Tencere dibin kara, seninki benden kara taktiği...
Kürsüye taşıdığı dosyalan göstererek CHP lideri Deniz Baykal'a tehdit dozunda suçlamalar sıralamaya başladı.
Baykal'ın oğlunu milletvekili lojmanlarında oturttuğunu, eşinin mal varlığını bildirmediğini, avukatlık gelirlerine ait beyanlarda şüpheler bulunduğunu ifade etti.
Bizce bu taktiğe mecbur kalmak, Maliye Bakanı'nın istifa etmesini gerektiren daha önemli bir sebeptir.
Unakıtan bu bilgilere sahip olabileceği bir koltukta oturuyor. Koltuğun gücünü kullanıp bir siyasi rakibi aleyhindeki bilgilere ulaşmışsa görevi kamu adına açıkça hesap sormaktır, kendi çıkanna saklamak değil.
Bunu yapmış, "üstüme gelirseniz başınızı yakarım" demeye getirmiştir.
Ve bunu, yetkilerini kötüye kullanmayan dürüst bir bakan olduğunu söylerken yapmıştır!
AKP'nin Unakıtan sorunu devam edecek..
Pirus zaferi
Pirus zaferi, maliyeti yıkım olan başarılar için kullanılan bir benzetmedir. Dünkü meclis birleşimi, işte böyle bir karşılaşmaya sahne oldu.
Haberin Devamı

