Pimi çekilmiş bomba...

Haberin Devamı

Diplomasi ince iştir, tepki vermeden önce meselenin özünü iyi anlamak gerekir.
Türkiye ile Rusya arasında ticaret savaşına dönüşme riski taşıyan ciddi bir sorun yaşanıyor.
Oysa Rusya ile ekonomik ilişkilerimiz benzersiz hızda bir ilerleme kaydetmiştir. Enerjimizi bu ülkeden alıyoruz. Türk turizminin yüzünü Ruslar güldürüyor. Müteahhitlerimiz, yatırımcılarımız orada büyük paralar kazanıyor.
Rusya ile sürtüşmeler tırmanırken dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen Çin’de geziniyor.
Türkiye’den giden TIR’lara zorluk çıkaran Rusya’nın Avrupa üstünden gönderilen Türk mallarını da engellemeye başlaması üzerine Tüzmen’in bakanlığı, Rus mallarına karşı aynı tahdidi, yani “kırmızı hatta alma” tedbirini uygulamaya karar verdi.
Ve bakan bey haberi Çin’de şu sözlerle açıkladı:
“Bombanın pimini çekip Rusların eline verdim!”
Tüzmen bunları söylerken, karnını çekip göğsünü şişirdiği o meşhur mayolu pozunu hatırlatıyordu. Ama ne oldu?
Bakanlar Kurulu toplandı ve ardından Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Tüzmen’in sözünü ettiği “kırmızı hatta alma” tedbirini benimsemediklerini açıkladı.
Hatta konu görüşülürken Başbakan’ın “Ne yapıyor bu adam!” diye tepki gösterdiği söylentileri bile dolaştı başkentte.
Yani Kasımpaşalı Başbakan efelenmeye kalkışan bakanının paçasını aşağı almıştır!
Tabii ki doğru olan Bakanlar Kurulu’nun seçtiği yoldur. Ama kendi kalesine gol atan oyuncunun azarlanması kaybı telâfi etmiyor.
Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un Türkiye’ye geleceği günün arifesinde böyle bir gaf yapılmamalıydı. Bu tecrübe, her konunun popülizm uğruna sömürülmemesi gerektiğini umarız AKP’li siyasetçilere öğretmiştir.
Kafkasya’da Türkiye’nin geleceğini belirleyecek önemde olaylar yaşanıyor.
İktidar devletin köklü diplomasi birikiminden yararlanmalı, bu alana iç politikada define arayanlar sokulmamalıdır.
Türkiye’nin stratejik mensubiyetleri, Rusya ilişkilerinde çelişkiler üretiyor. NATO üyeliğimizi, Rusya’nın iyi bir ticaret ortağı olma kimliğimizle bağdaştırmakta zorlandığımız zamanlar olacaktır.
Rusya da Türkiye’nin enerji koridoru olma rolünden kaynaklanan önemini vanalarla oynayarak kontrol etmek isteyecektir.
Bunları bilerek konuşmak lâzım.
Kahvehane kamuoyundan “Helâl sana Kürşad abim!” gazı tahrik edici olabilir ama tehlikelidir.
Pimi çekilmiş bomba hayali fakat Rus gazı gerçektir!

On bir ayın sultanı

Ramazan ayı, din sömürüsü yoluyla siyasi ikbal inşa edenlere bulunmaz fırsatlar sunuyor.
Meselâ işsizliği, yoksulluğu önlemekte başarısızlığa uğrayan iktidar, belediyeleri eliyle iftar çadırlarında işsizleri, yoksulları doyuruyor. Normalde eleştirisine hedef olacağı bu mağdur kitlenin hayır duasıyla beraber oylarını da alıyor.
AKP altı yıldan beri iktidar. Türkiye sosyal devlettir. Ama AKP, bu yükümlülüğü partisinin belediyeleri eliyle yürütüyor.
Bu şekilde devletin yapmadığını parti yapmış gibi oluyor.
Yoksulluk yaygın olduğu için kimse bu insani yardıma eleştiri yöneltemez. Daha dürüst bir sistem kurularak aynı kaynakla daha çok insana hizmet ulaştırılabileceği dahi söylenemez.
O yüzden CHP’li belediyeler bile aynı yola girmişlerdir.
Ne yapalım 11 ay belediyeleri yönetenler yiyor, 1 ay da fakir fukara yesin.
Ramazan’a 11 ayın sultanı demeleri bu bakımdan da yerindedir!

DİĞER YENİ YAZILAR