Paris finali

Haberin Devamı

Dananın kuyruğu kopuyor. Ermeni soykırımı iddialarının inkârını suç sayan yasa teklifi yarın Fransa Senatosu’nda oylanacak.

Avrupa kentlerinden 500 dolayında otobüs dün on binlerce Türk’ü Paris’e taşıdı.

Türk ve Fransız bayrakları taşıyan kalabalık Cumhurbaşkanı Sarkozy’yi protesto ederken ifade özgürlüğüne getirilmek istenen yasağa “hayır” diyen pankartlar taşıdılar.

Soykırımı inkâr edenlere “bir yıl hapis ve 45 bin euro para cezası” öngören yasa teklifini Meclis 22 Aralık’ta kabul etmişti.

Artık her şey yarın Senato’da yapılacak oylamanın sonucuna bağlı.

“Önümüzdeki seçimi düşünen siyasetçi tipi” ile “gelecek kuşakları düşünen devlet adamı türü” arasındaki sayı farkı belirleyici olacak.

Ümit veren karar

Dört gün önce Senato Kanunlar Komisyonu’nda alınan karar, oya tapan siyasetçi tipleri için cesaret kırıcı olmuştur ama bu onları durdurmayacaktır.

Komisyonda yasa teklifinin incelemeye bile alınmaması hakkında verilen önergenin 9’a karşı 23 oyla kabul edilmesi yine de önemlidir.

Çünkü Kanunlar Komisyonu’nda kabul edilen önerge, inkâr yasasının oylanmasından önce tartışmaya açılacağı için, senatörler hukuka ve ahlâki değerlere bağlılık konusunda istemedikleri bir sınav vereceklerdir.

Kanunlar Komisyonu üyelerini etkileyen güçlü uyarılar geçen hafta itibarlı Le Monde gazetesinde yayımlandı.

Fransa’nın eski Adalet Bakanı, eski Anayasa Mahkemesi Başkanı ve 17 yıldır Avrupa Tahkim Mahkemesi Başkanı olan hukukçu, akademisyen, yazar Robert Badinter Meclis’in Anayasa’ya göre soykırım kararı alma yetkisinin bulunmadığını yazdı.

Mahkeme kararı şart

“Fransa’da Yahudi soykırımıyla ilgili yasal hüküm var.

Çünkü Nazilerin yaptığı soykırım, Fransız hakimlerin de katıldığı uluslararası Nürnberg Savaş Mahkemesi’nce mahkûm edilmiştir.

Ermeni soykırımı için böyle bir mahkeme kararı yoktur. Ve Fransız Meclisi, soykırım kararının şartı olan bir uluslararası mahkeme hükmünün eksiğini, kendi yapacağı bir yasa ile tamamlayamaz.”

Tanınmış Fransız hukukçu, buna rağmen teklif Senato’dan geçerse ne olabilir; ona da cevap getiriyor:

Öyle bir durumda Ermeni baskı gruplarının “evdeki bulgurdan da olma” riski doğacaktır.

Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin, inkâr yasası ile birlikte onun dayandığı 2001 tarihli soykırım yasasını da iptal etmesi ihtimali ortaya çıkacaktır.

Fransa Senatosu’nun düşünce ve ifade özgürlüğüne kasteden bir cinayete göz göre göre ve bir avuç oy için alet olmayacağını, tarih mahkemesi kurmak gibi bir maskaralıkla tarihini kirletmeyeceğini düşünmek istiyoruz.

*****


Aynaya kızmayalım

CHP lideri Kılıçdaroğlu “Ben anketlere güvenmiyorum” dedi dün.

Böyle düşünmekten hemen vazgeçmeli.

Anket, belirsiz büyüklükleri rakam ve oran olarak netleştiren bir ölçme tekniğidir.

Ankete güvenmeyen bir lider, yenilgiyi baştan kabullenmiş kişidir.

Hafızanızı zorlayın; bütün liderler işler iyi giderken anketlere inanırlar, başarısızlık baş gösterince kötülemeye başlarlar.

Benim tecrübeme göre, kamuoyu araştırmalarına güvensizlik, seçime kadar rahat etmek isteyen yetersiz liderlerin sığınağıdır.

Anketlere güvenmeyen liderler gidiyor ama anketler hep devam ediyor.

Kılıçdaroğlu, anketlerle barışık bir lider olmaya bakmalıdır.

Aksi halde her geçen gün kayıptır!

DİĞER YENİ YAZILAR