Polis Uzanlar'ı bulamıyor. Baskınlar sonuç vermiyor. Bankanın amblemi, koşan attı. Kaçmışlardır.
Ne işe yarayacak? Dünya küçük, nereye kaçacaklar?
Herkesten iyi kendileri biliyor ki onları dışarda arayanlar, içerdekilerden daha anlayışlı olmayacak.
Uzan ailesinin 5 ferdi (Cem Uzan hariç) ve 7 banka yöneticisi için süren insan avı nasıl bitecek?
Yolun sonuna geldiklerine dair tahminler gerçekleşse bile İmar Bankası'na paralarını kaptıranların kâbusu ne zaman bitecek?
Çünkü bilgisayar kayıtlarının çözülmeye başlamasıyla beliren tablo, tahmin edilenden daha korkunç çıktı. Bankanın son bilançosunda mevduat 800 trilyon lira görünüyordu. Çağrı üzerine Pamukbank'a kayıt yaptıran 221 bin kişinin 6,5 katrilyon liralık mevduat bildirdikleri öğrenildi.
Bunun ne kadarı çifte kayıt, ne kadarı hayali hesap?
Batarken bile devleti tokatlamak için uydurulmuş mudileri nasıl ayıracaklar? Bunu ne kadar zamanda yapacak ve paralarını kurtarmak için bir ışık bekleyen insanlann karanlığına ne zaman son verecekler?
Ya devletten bono aldıklannı zannederken dolandırılan bahtsızlar?
İlk araştırmalar bu alandaki sahtekârlığın da inanılmaz boyutlarda olduğunu ortaya koymuştur. Karşılıksız bonoya kaptırılan paranın 2 katrilyon lira dolayında olduğu bildiriliyor.
Kamu otoritesi, on binlerce mağdurun günahını taşıyor. Hizmet kusurunun cezası, çoğu ele güne muhtaç olmamalarını sağlayacak mütevazı bir faiz geliri için küçük tasarruflarını İmar'a yatıran veya Hazine bonosu aldığını zannederken dolandırılan emekliye, dula, işsize kesilemez.
Devlet bu insanların çektiği işkenceye son verip onları huzura kavuşturacak açıklamayı yapmalıdır.
"Önce şunları bir yakalayalım, sonra bakarız" demek olmaz.
Uzanlar'ın dün, Göcek'teki adalarından denize açıldıklarına dair haberler geldi. Polis baskınlarının sonuçsuz çıkması "Uzanlar'ın içerde köstebeği var" şüphesinin doğmasına sebep oldu.
İhtiras, ihtişam, entrika, kaçma ve kovalama.. Bu macera filminde devlet rolünü oynasın ve filmin sonunda adalet yerini bulsun. Tamam ama geçmiş birikimleri ile birlikte istikballerinin de kara kayıplara karışacağından korkan insanlara iyi şeyler ifade etmiyor olan biten.
"Bizi uyutmak ve oyalamak için mi uzuyor bu işler?" diye soruyorlar. Polisiye heyecan onları ilgilendirmiyor. Haklı olarak onları bir tek şey ilgilendiriyor:
Paralar ne olacak?
Değerli adam lâzım
Çetin Altan haklı.. Bir ülkenin iyiliği "önemli insanlar"ın değil, "değerli insanlar"ın çoğalmasına bağlı.
Güç, şöhret ve servet insanı önemli yapar. Bir de sahip olduğu güç, şöhret ve servetin toplamından daha fazla bir şey olan insanlar vardır. Değerli olanlar da onlar.
AKP iktidarı İhale Yasası'nı değiştirdi. Niye?
Ecevit hükümeti yolsuzlukları önlemek amacıyla bu yasayı getirdiğinde muhalefetteki AKP hararetle destekledi. İktidara gelince devlet parasını harcamanın dayanılmaz cazibesinden kendini koruyamadı, İhale Yasası'nı delik deşik etti.
Tayyip Erdoğan, yolsuzlukları gerçekten ortadan kaldırmaya niyetli olup olmadığı konusunda tekrar şüphe yarattı.
"Değerli adam" olma fırsatı varken "önemli adam" olarak kaldı!
Paralar ne olacak?
Polis Uzanlar'ı bulamıyor. Baskınlar sonuç vermiyor. Bankanın amblemi, koşan attı. Kaçmışlardır. Ne işe yarayacak? Dünya küçük, nereye kaçacaklar?
Haberin Devamı

