Para tatlı

Dilerim Dilara her gece rüyalarına girer diye dua etmiştim ya yararı olmadı

Haberin Devamı

Dilerim Dilara her gece rüyalarına girer diye dua etmiştim ya yararı olmadı.

Maneviyatı yüksek bildiğimiz Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş bile vaadinden çark etti ve Dilara’nın ölümüne sebep olan firmanın aldığı 187 milyon euro’luk son ballı işi, ceza kapsamında iptal edemeyeceklerini bildirdi.

Ölüm acı ama para tatlı. Bir haftada çok şeyi unutturuyor..

Başkan Kadir Topbaş şöyle diyor:

“Firmanın daha önce almış olduğu bir takım işlere müdahale edemezsiniz. Burada yasalar var!”

Ne yani, yasalar üç kâğıtçılığı, cehaleti, sorumsuzluğu ve masum insanların hayatı ile oynanmasını himaye mi ediyor?

Belediyelerin ihalelerinde genellikle, vakıf veya tarikat kardeşliği ilişkisinden etkilenen seçimler yapılıyor. Mesela “50’ye yaparım” diyen şirket “yetersiz” diye damgalanıp iş 100 isteyen dost şirkete veriliyor.

O şirket elini işe sürmüyor, gidip belediyenin “yetersiz” dediği firmayı tutuyor, istediği 50 lirayı ödeyip işi ona yaptırıyor.

Geri kalan 50 lirayı cebine atıyor.

Devlet artık bütün yatırımı belediyeler eliyle yapıyor. AKP bu yolla kendi zenginlerini üretiyor.

Bu üretimi de hiçbir sebep durduramıyor.

Bakın Belediye Başkanı Topbaş, Dilara’nın talihsiz ölümünden duyduğu üzüntü ile ve biraz da oluşan toplumsal öfkenin köpüğünü almak için müteahhit şirketin sözleşmesini feshedip 2 yıl da ihalelere girme yasağı koyduklarını açıklamıştı.

Bu cezanın Dilara’nın öldüğü gün aynı firmaya davetiyesi çıkarılan 187 milyon euro’luk ihaleyi de içine alması aklın ve adaletin gereği idi.

Ama herhalde büyük bir yerden şöyle bir uyarı geldi:

“Dilara’ya Fatiha, ihalelere ilişme haaa!”

Yapılan, bu dünya için ayıp, öbür dünya hesabına günahtır.

Ayıbı ve günahı işleyenler bu hesabı vermekten kaçamayacaklarını bilmeliler!

*****

Kadınlar
Bugün Dünya Kadınlar Günü. Kutlamak mı, yoksa “başımız sağ olsun” mu demek lâzım bilmiyorum.

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) özel gün mesajının başlığına şu çağrıyı çıkarmış:

“Türk kadını çalışma hayatından uzak tutulmamalı..”

Çünkü ülkemiz bugün Atatürk ilhamı ile beslenmiyor. Kadını aktif hayata katan o eski heyecan irtifa kaybediyor. Kızlar daha az eğitiliyor, TİSK’in tespitlerine göre kadınların çalışma hayatına katılma oranı yıldan yıla azalıyor.

Çünkü toplumcu değil cemaatçi bir zihniyet egemenliği ele geçirmiştir ve bu zihniyet “kadının yeri evidir” demektedir.

Oysa Türkiye’nin kaderini değiştirmesi öncelikle iyi eğitilmiş ve hayatın her alanında erkeklerle yarışan, haklarını, kişiliğini cesaretle savunabilen kadınlara bağlıdır.

“Allah ne verdiyse çoğalın” diyen cemaatçi kafanın yaratacağı felâketli karmaşayı, sadece istikbali garantiye alınmış bebekleri dünyaya getiren bilinçli kadınlar önleyebilir.

Kadınlar Günü’nü bu özlemle kutluyoruz.

DİĞER YENİ YAZILAR