Siyasal niteliği bu kadar ağır basan bir konuşmayı hiçbir Papa yapmamıştı.
Bu Papa yaptı çünkü kendisi paparazzilerin ilgisini cezbedecek kadar sansasyonel hedefler peşinde.
İslâm dini ve peygamberi hakkında konuşurken dünyanın, medeniyetler çatışması denilen uçurumun kenarında olduğunu bilmiyor muydu?
Elbette biliyordu.
O zaman amacı nedir?
Guardian gazetesi, onun İslâm’la Hıristiyanlığı yakınlaştırmak niyetiyle değil, bu çatışma ortamını “Hıristiyan mezheplerini Katolizme yaklaştırmak” arzusu ile kullandığını ima etti.
Medya yakaladı
Papa bunu hep yapıyor. Türkiye’nin AB üyeliğine sırf Müslüman olduğu için karşı çıkmasının sebebi de budur.
Tavrı, medeniyetler arasındaki yakınlaşmaya hizmet niyeti taşımadığını pek çok defa kanıtlamıştır. Nitekim New York Times gazetesi dünkü başyazısında bu durumu tesbit etmiştir:
“Dünya bütün papaların sözlerini dikkatle dinlemektedir. Kasten veya istemeden acı verilmesi, trajik olduğu kadar tehlikelidir. Türkiye’nin AB üyeliğine Müslüman olduğu için karşı çıkan Papa, şimdi Müslüman dünyasına içten ve tatmin edici bir özür borçlu.”
Mezhep farkı, bu olayda vicdanları koruyan bir emniyet mesafesi koymuştur araya. Özellikle Protestan toplumların medyasında çıkan ve Papa’nın özür dilemesini talep eden yayınlar çok etkili olmuştur.
Ve beklenen açıklama dün gelmiştir... Özür değil, özür yerine geçecek bir açıklamadır bu.
Çünkü papalar 1870 yılından beri “yanılmaz ve yanıltılamaz” sayıldığı için özür dilemiyorlar.
Açıklamada, Papa’nın genel olarak din ile şiddet arasındaki ilişkiyi irdelediği ve hangi taraftan olursa olsun şiddete dinsel bir gerekçe göstermenin kesin biçimde reddedilmesi gerektiğini söylemek istediği anlatıldı.
Vatikan özetle Papa’nın yanlış anlaşıldığını savundu.
Hani neredeyse “Sözlerimi doğru anlamanız için Allah yardımcınız olsun” diye dua etti bize!
Papa’nın tükürdüğünü yalaması bu kadar olabiliyor. Çok ümitvar olmamakla beraber dileğimiz, aldığı dersin onu benzer olaylar yaratmaktan uzak tutmaya yaramasıdır.
Tek teselli de yaratılan öfkenin tahripkâr tepkilere meydan verilmeden yatışmasıdır. Hatta bazı siyasetçiler bu olaydan belki rant bile elde etmişlerdir, kim bilir?
Başbakan’a pas!
Meselâ Tayyip Erdoğan, laik bir devletin başbakanı olarak üç gün susmuş tepki gösterme inisiyatifini Diyanet’e bırakmayı tercih etmişti.
Ama dün kendini tutamadı ve “Papa’nın Müslümanlardan özür dilemesi şarttır” diye demeç verdi. Niye?
Dışişleri Bakanlığı’ndan Papa’nın az sonra özür açıklaması yapacağı haberinin kendisine verilmesi üzerine Başbakan, başarısı garantili bir hamle yapmayı düşünmüş olabilir mi?
Bilmiyoruz ama böyle fırsatları kullanmayı pek seven başbakanları daha önce gördüğümüzü hatırlıyoruz!
Papa’yla işimiz var!
Siyasal niteliği bu kadar ağır basan bir konuşmayı hiçbir Papa yapmamıştı. Bu Papa yaptı çünkü kendisi paparazzilerin ilgisini cezbedecek kadar sansasyonel hedefler peşinde
Haberin Devamı

