Türk halkı olarak hayatımızın ne kadar zor olduğunu düşündünüz mü?
İmkânlarımız var ama hayallerimiz daha büyük.
Farklılıklarımıza bakarak bizi kurtarıcı görenler hor görenlerden daha çok.
Hiç durmadan, sürekli koşmak zorundayız.
Yarın hayatının sınavına girecek bir genç, final maçına çıkacak bir sporcu, evlenecek bir gelin, hücuma kalkmak için siperde emir bekleyen asker gibiyiz hep.
Sorumlulukları, umutları ve riskleri böylesine iç içe girmiş kaç toplum vardır?
İşte yine dünyanın dikkatini üstümüze odakladığı bir olayın eşiğindeyiz. Papa 16. Benedict bir hafta sonra Türkiye’ye gelecek.
Dünyanın en ünlü haber dergisi Time, kapak yaptığı bu ziyaretin İslâm ile Batı arasındaki ilişkilerin geleceğini belirleyeceğini yazdı.
Papa’nın ziyareti dinler arası yakınlaşmaya mı hizmet edecek yoksa dinler arası çatışmayı mı yakınlaştıracak?
Bu soruya önceki Papa hayatta olsa herkes olumlu cevap verirdi ama misafir edeceğimiz Papa hiç güven vermiyor.
Kardinalliği döneminde Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıktığını unutamayız.
Geçen 12 Eylül’de Almanya’da İslâmı ve Peygamberini şiddet ile ilişkilendirerek Müslüman dünyasının haklı öfkesine hedef oldu.
Yer gök inlesin...
Sonra yanlış anlaşıldığını söyledi ama devam eden kışkırtıcı beyanları bu konuda da samimi olmadığını düşündürdü.
Çünkü o geziden dönerken Türkiye ziyaretiyle ilgili haberi “Konstantinopoli’ye gidiyorum” diyerek verdi.
O kadarla da kalmayıp Türkiye’deki laikliğin “doğru dürüst laiklik” olmadığı yolunda bir değerlendirme yaptı.
Bir din devletinin başkanından laiklik dersi almanın eğlendirici tarafı olabilir ama geleceği kentin İstanbul olduğunu, Türkiye’ye ayak bastığı dakikadan itibaren ona duyurmak, ecdada saygının da gereğidir.
Hani Nat King Cole’un meşhur ettiği bir şarkı vardı “İstanbul not Constantinopolis” (İstanbul Konstantinopolis değil)...
Papa’nın Türkiye’de bulunduğu dört gün işte o şarkı ile yer gök inlemeli!
Papa’nın doğduğu ülke Almanya’dan sonra ikinci ziyareti Türkiye’ye yapıyor olması, kendini iyi anlatmayı ve hakkındaki yanlış anlamaları gidermeyi istiyorsa bulunmaz fırsattır.
Dileriz bu fırsatı, tehlikeli zaafı olan siyaset merakına feda etmez.
Kışkırtmaya en elverişli ziyareti Ayasofya’ya yapacaktır. Kendisinden beklenen, bu anıtın bugün müze olduğunu bilmesi ve diz çökerek dua etmek gibi provokatif bir gösteriye kalkışmamasıdır.
Öyle bir durumda Ayasofya’nın binlerce fanatik tarafından işgal edilerek cami olarak kullanılması girişiminden kendisinin sorumlu olacağını, birileri Papa’ya önceden haber vermelidir.
Ziyaretin, dinlerin doğasına yani barışa ve hoşgörüye hizmet etmesini diliyoruz.
Niyeti buysa, Papa ziyaret için seçtiği ülkenin “tam isabet”ine emin olabilir.
Değilse Allah yardımcımız olsun.
Papa’ya mesaj
Türk halkı olarak hayatımızın ne kadar zor olduğunu düşündünüz mü?İmkânlarımız var ama hayallerimiz daha büyük.Farklılıklarımıza bakarak bizi kurtarıcı görenler hor görenlerden daha çok.
Haberin Devamı

