Pakistan ibreti!

Haberin Devamı

Benazir Butto’nun sekiz yıllık sürgün dönüşü karşılaştığı insan seli bir zafere işaret sayılmıştı.

Dünya Karaçi’den yansıyan manzarayı, Butto’ya üçüncü başbakanlığını kazandıracak seçim zaferinin müjdesi olarak görmüştü.

Ama kadere bakın ki kökten dinci terörün ve yoksulluğun pençesindeki ülkesine kurtarıcı gibi dönen Benazir Butto, Ravalpindi’deki mitinginde dinci terörün saldırısı sonucu hayatını kaybetti.

Babası da idam edilen bir başbakan olan Benazir Butto, bir İslâm cumhuriyetinde demokrasiye ve kadın hakları kazanımlarına ilerleyişin umudu olarak sahneye çıkmıştı.

Çok gözü pek yürüdü

Harvard ve Oxford üniversitelerinde eğitim gören bu güzel kadın, kendisini başbakanlık koltuğundan düşüren ve ülkeyi terk etmesine sebep olan yolsuzluk suçlamalarından aklanmış olmamasına rağmen Pakistan’a dönüşün şartlarını yaratmıştı.

Ülkenin Afganistan’a komşu sınır bölgesinde müzik marketler, erkeklerin sakal tıraşı olduğu berberler bombalanıyor, kız öğrencilerin burka giymelerini sağlasınlar diye okul yöneticileri ölümle tehdit ediliyorlar.

Pakistan’ı her geçen gün biraz daha içine çeken aşırı dincilik ve teröre karşı Washington “Devlet Başkanı Müşerref - Başbakan Butto” formülünün işe yarayacağını düşünerek bu dönüşü desteklemişti.

Butto da Pakistan’ın sınır bölgesinde saklandığı tahmin edilen El Kaide lideri Bin Ladin’i yakalamak için ülke topraklarında Amerika tarafından yapılacak operasyonlara izin vereceğini açıklamıştı.

Müşerref, suikast istihbaratı aldıkları gerekçesiyle Benazir Butto’dan Pakistan’a dönüşünü ertelemesini istedi, dinletemedi.

18 Ekim’de Karaçi’ye indikten sonra bir intihar bombacısının 137 hayata mal olan eyleminden de kıl payı kurtulduğu halde kaderinin üstüne yürümeye devam etti.

Bu cesur kadının şahsında Pakistan çok büyük bir şansı kaybetmiştir. Çağdaşlığa ilerleyişin ve barışı kurmanın bedeli şimdi çok daha maceralı ve pahalı olacaktır.

Farklılığımızı koruyalım

Din sömürüsüne dayalı siyasetin, av sahası olarak kullanmaktan vazgeçmediği Türkiye için Pakistan ibret dolu bir laboratuvardır.

Dini siyasetten ayrı ve uzak tutan bir rejimin toplumlar için ne kadar önemli bir zenginlik olduğunu onu kaybetmeden önce bilmek gerekiyor. Aşırılığa kollarını kaptıran toplumlar uyanana kadar canlarını kurtaramaz hale düşüyorlar çünkü.

Ilımlı İslâm Rejimi türü önermelere, laik cumhuriyete yönelik eleştirel gevelemelere ve Atatürk’ü hedef alan nankörlüklere karşı uyanık olmak, hepimizin atalarımıza minnet borcu, çocuklarımıza namus borcumuzdur.

Dinci şiddetin elinde inim inim inleyen din kardeşi toplumlardan bizi ayıran en önemli fark bizim Atatürk gibi bir lidere ve bıraktığı laik cumhuriyet mirasına sahip oluşumuzdur.

Bu emanetleri canımız gibi koruyalım.

DİĞER YENİ YAZILAR