Pahalı tecrübe

Haberin Devamı

Bölücü teröre karşı “Bir musibet bin nasihate bedeldir” sözünden ilham alan yeni bir strateji oluşuyor.

İktidarın romantizmi ülkeye çok zaman kaybettirmiş, bölücü teröre sürekli mevzi kazandırmıştır.

Açılım siyaseti, Habur süreci, Oslo pazarlığı işe yaramadığı gibi devleti çaresizlik içinde göstermiş, bu durum bölücülerin cesaretini artırmıştır.

Devletin bu süreçte terör örgütünü muhatap alması, demokratik kuruluşları sahneden adeta silmiştir.

Açılım siyasetinin sunduğu fırsatları Kürt siyasetçiler keşke değerlendirmeyi becerebilseydi. Ama hayır; tedbirsiz tavizler, bağımsız devlet talepleriyle karşılık bulmuştur.

PKK’nın kırsalda ve kentlerde, muhatap kabul edilmeyi hak etmeyen acımasızlığı nihayet iktidarın aklını başına getirmiş olabilir.

Başbakan son grup konuşması sırasında “Şu anda Cudi dağlarında terör örgütü ile güvenlik güçlerimiz çatışıyor. Durmak yok. Sonuna kadar bu devam edecek” diyerek yeni stratejinin en önemli ayağını açığa vurmuştur.

Demek ki terör var oldukça terörle mücadele de durmayacak bundan böyle.

İki doğru karar...

Öcalan ve PKK önderleri hiçbir şekilde muhatap alınmayacak. (Örgütün silâhları teslim etmeyi kabul etmesi halinde yapılacak görüşmeler hariç.)

Kürt sorununun çözüm arayışında artık zemin parlamento, muhatap da BDP olacak.

Ayrıntıya girmeyeyim; görülüyor ki uğradığı başarısızlıklardan gerekli dersleri çıkaran iktidar doğru bir yol haritası oluşturmuştur.

Halkın kaderini serbest seçimlerle tayin edebildiği bir ülkede terörün varlığını haklı görmeye imkân yoktur.

Bu yeni yaklaşımın en doğru tercihi BDP’nin meşru muhatap kabul edilmesi ise ikinci doğru da siyasal alandaki çözüm arayışlarından bağımsız olarak terörle silâhlı mücadeleden sonuna kadar vazgeçilmemesi olacaktır.

Eğer terör örgütünün halkı tehdit gücü sürüyorsa devlet görevini yerine getirmiyor demektir.

BDP’ye oyun içinde sorumluluk verilmesi, bölgede halka ekstra bir koruyucu güç sağlayacaktır.

Bu sayede terör örgütü, çocukları eskisi kadar kolay dağa götüremeyecektir.

Tecrübe hazinesi

Terörü yenmenin şartı, PKK’nın savaşı devam ettirme iradesini zayıflatmaktır. 2000 yılına girerken bu başarıyı yaşamıştık.

Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın bir tespiti var: Terörün başladığı 1984 yılında teğmen olarak TSK’ya katılan subaylar bugüne kadar en az üç defa (toplam 10 yıl) bölgede görev yapmışlardır.

Komando ve özel harekât birliklerinde görev yapanların süresi 15-20 yıla varıyor.

Siyasetçinin işi, bu benzersiz tecrübe birikiminin hayat bulmasını sağlamaktır.

İktidar bu alanda düştüğü yanlışları cesaretle aramalı, komplekse kapılmadan düzeltmelidir.

İktidarın hakaretine uğradığını düşünen bir ordudan tam verim alınamaz!

*****


Parasıyla değil mi?!

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın başı dertte.

Ankara’da iki tarihi evi ucuza kapatıp menfaat sağladığı gerekçesiyle CHP’nin hedefi oldu.

Bakan’ın 25 bin 500 liraya sahip olduğu mülkün değeri 12 katına çıkmış. Hakkında gensoru verilen Kılıç “Ödediğim paranın kaynağını izah edebiliyorsam bir problem olduğu kanaatinde değilim” demiş.

Kendine göre haklı olabilir.

Ceplerinden 5 kuruş bile ödemeden dünyaları götürenleri gördüyse, ödediği 25 bin liraya bile acımıştır!

DİĞER YENİ YAZILAR