Özürlü kanunla adalet gelmez

Haberin Devamı

Başbakan’ı bütün ülkenin sahibi sayan bir devlet olamaz.

Öyle bir kültür, demokrasiye yasak bölgeler inşa eder sürekli olarak. Eleştiri canını sıktığı zaman özgürlükleri budamaya başlar.

Siyaseti oyun kurmak, rakibi pusuya düşürmek sanan anlayış, her çatışmanın ardında yıkıntılar ve intikam yeminleri bırakıyor.

İhtiras ve nefret, ateş ve baruttan daha yakıcı çatışmaları tetikleyen duygulardır.

Başbakan “kininizin davacısı olun” diye çıktığı yolun şu an neresinde olduğunu sanıyor?

Esenliğe bu yoldan çıkamayacağını görmek için daha ne kötülüklere toslaması gerektiğini düşünüyor?

AKP’nin kurucuları yanlış yoldan girdiler siyasete. Gülen cemaatini gizli koalisyon ortağı olarak saflarına katmaları, aradıkları para ve gücü fazlasıyla getirdi.

Demokrasi bireydir

Bu doğru ama temel yanlış dini bir oluşumu kolayca kazanırken çıkaracağı faturayı hesap edememek oldu.

Demokraside cemaatçilik olmaz. Demokrasi bireyi gözetir, cemaatçi kafa, hükmettiği kitlenin ne düşündüğünü merak etmez, sadece itaat bekler.

Cemaat AKP’nin gücüne verdiği desteğin karşılığını bir gün isteyecekti. Devlete ortak olmanın sihrine kapılacakları belliydi. Olan odur!

Yaşanan tecrübe, tarihin verdiği bir dersi doğruluyor.

Türk halkı, din istismarcılarının peşinden gitmemeliydi.

Dini de, insanı da koruyan laikliğin değerini bilsin.

İktidar, başlarına sarılan belâdan Fethullah Gülen’i sorumlu tutuyor. Hiç bir T. C. Başbakanı bugüne kadar hırsızlıkla suçlanmamıştı.

Ortada kalmasın

Başbakan’ı açıkça suçlayan bant kaydı, siyasetin geleceğine hükmediyor.

Ortada bir delil var; Bilâl Erdoğan’a babasının sesi, son kalan 30 milyon euro’yu sıfırlaması için tembihte bulunuyor.

Başbakan “Kelime kelime montaj” diyor.

Sözü, Amerika’daki bir uzman kuruluşun tanıklığına dayanıyor.

CHP lideri Kılıçdaroğlu da ses kaydını 3-4 yerde incelettiklerini belirterek ses bandının montaj olmadığını, talimat veren sesin Başbakan’a ait olduğunu, rüşvet ve yolsuzluğun da “Ağrı Dağı” kadar gerçek olduğunu savunuyor.

Bu vahim olayın nasıl bir sona ulaşacağını düşünenler, gerçekçi davrandıkları takdirde hayal kırıklığına uğrarlar.

Çünkü Başbakan, uğradıklarını düşündüğü iftiraya karşı can yakıcı bir hamle yapmaya hazırlanıyor.

Öyle bir montaj ki, Başbakan’ı zora sokan montajın bin beterini üretmenin imkânına teknolojinin sahip olduğunu seyreden herkes anlasın..

Ama boşa zahmettir.. Silivri mahkemeleri öğretti bunu. Herkes anladı.. HSYK Kanunu da özürlü çıktı!

DİĞER YENİ YAZILAR