Özgürlükler noktasında...

Haberin Devamı

Başbakan dün de bir kaç kez “özgürlükler noktasında” diye başlayıp yargı dahil her şeye ve herkese ateş püskürdü.
Niye “özgürlükler konusunda” değil de “özgürlükler noktasında” diyor?
Özgürlükler gerekiyorsa “alan” deyimi ile eşleşebilir.
“Nokta” daraltıyor, adeta teke indiriyor.
Acaba bu deyiş, Başbakan’ın türbandan başka bir özgürlük düşünemez hale geldiğini anlatan şifre midir?
Nokta, demokratik hukuk devletidir!
Demokratik hukuk devleti de üç erkin ahenk içinde işlediği bir mekanizmadır.
Biliyoruz ki Başbakan’ı yüksek yargı kurumlarının AKP iktidarına yönelik uyarıları sinirlendirdi. Oysa bağımsız yargı, demokratik hukuk devletinin en önemli güvencesidir ve görevini yapmıştır.
Birinden birini seçin
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Danıştay Başkanlar Kurulu, kendilerini yürütme ve yasama organlarının üstünde gördükleri için değil, üniversitedeki türban yasağını kaldırma çabalarının tehlikeleri konusunda uyarıda bulunmayı görevleri saydıkları için o çıkışları yapmışlardır.
Dün belirttiğimiz gibi demokrasimizin gelişmesine işarettir bu durum.
Başbakan türbanı dinsel-siyasal simge sayılsa bile üniversitelerde serbest bırakmak için anayasa değişikliği yapacaklarını açıkladığı halde partileri izlemekle görevli Yargıtay C. Başsavcısı susup oturmalı mıydı?
Laik demokratik rejim için tehlike yaratacak bir durumu iktidar algılamıyor veya göz göre göre kumar oynuyorsa buna sistem herhalde boynunu uzatmayacak, özsavunma refleksi gösterecektir.
Askeri müdahalelere karşı olanların samimiyeti bu olayda sınavdan geçiyor.
Yargının gereken yerde uyarı yapmasını onaylamayanların, askeri müdahalelere karşı oluşlarından şüphe duymak gerekir.
Herkes yerini bilsin
Türkiye’nin demokratik sistemini korumak bahsinde sınıf değiştirdiğini düşünmek ve ümitlenmek istiyoruz. Yargının tepki göstermesi, demokrasi dışı bir müdahaleye alan bırakmamıştır.
Başbakan köpürecek yerde bu gelişmeden dolayı memnun olmalı, hatta elinden geldiği kadar yardımcı olmalıdır.
Milletin kılık kıyafeti ile kimsenin uğraştığı yok. Vatandaşın bireysel tercihine karışan da bulunmuyor. Söz konusu yasak üniversiteler içindir ve yüksek mahkeme bu yasağı laikliği korumak amacıyla zorunlu görmüştür.
Başbakan özgürlükleri rektörlerden, hukuku ve laikliği mahkemelerden daha iyi bildiği iddiasından vazgeçmelidir.
Demokrasi, oyların yüzde 90’ını alan kişiye bile “Kanun benim” deme hakkını tanımaz.
Başbakan “Herkes konumunu iyi bilmeli” sözünü sabah traş olurken aynaya karşı da söylemeli!

DİĞER YENİ YAZILAR