Özgürlük korkusu

Demokratik özgürlükleri genişleten uyum paketlerini bir kesim tedirginlik içinde izliyor. Çünkü bu insanlar, demokratikleşme adımları atarken AKP'nin gizli gündemindeki hedefine yürüdüğünden şüphe ediyorlar

Haberin Devamı

Demokratik özgürlükleri genişleten uyum paketlerini bir kesim tedirginlik içinde izliyor.

Çünkü bu insanlar, demokratikleşme adımları atarken AKP'nin gizli gündemindeki hedefine yürüdüğünden şüphe ediyorlar.

Yani özgürlüklerin şu anda sadece "korkma hakkrnı kullanıyorlar.

Oysa özgürlüğün asıl erdemi, insanoğlunu korkunun esaretine karşı korumasıdır.

Esareti bitiren, cesareti büyüten özgürlük, içi dışı bir insanlar yaratır.

Meselâ ifade özgürlüğü ikliminin yüreklendirici etkisi olmasaydı, Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu'nun başına "Allah faizi yasaklamış" diyen birinin getirilmiş olduğunu belki öğrenemeyecektik.

Başkan Zeki Sayın eskiden olsa başının derde gireceğinden korkacağı için televizyona çıkıp "Halk Bankası ve Ziraat faizsiz çalışsa çok daha büyük paralar yatırılır bu bankalara" demeyecekti.

Özgürlüğün verdiği cesaret asıl, akla ve çağa karşı kürek çekenler için tehlikedir.

Demokrasi ve özgürlük, gizlenmiş tehlikeleri açığa çıkararak korur toplumları. Asıl korkutucu tehlike gizlenmiş olandır.

Şimdi CHP Grup Başkanvekili Özyürek'in dediği gibi işi faizle mevduat toplamak olan bir kurumun başında "Allah faizi yasaklamış" diyen birinin oturduğunu biliyoruz.

Başı kapalı eşinin kamuda çalışma hakkı olmasını savunduğunu öğreniyoruz.

Orgeneral Kılınç, MGK Genel Sekreterliği görevini devrederken devlet içinde hilâfet ve şeriat özlemcileri bulunduğunu iddia etmişti.

Zeki Sayın, Orgeneral Kılınç'ı kanıt gösterme zahmetinden kurtarmıştır.

Halil Cibran "Özgürlüğünüz, kendisine vurulmuş olan zincirlerinden kurtulduğunda daha büyücek bir özgürlüğe zincir olur" demiş.

Çünkü özgürlükler sınırsız değildir.

Milli Görüş gömleğini çıkardıklarını söyleyen Erdoğan "Referansımız Anayasa" diyor.

Abdullah Gül, AKP'den şüphe edenlerin hükümet icraatını gördükçe rahatlayacaklarını iddia ediyor.

Şimdi hep birlikte göreceğiz...

Özgürlüğün bir kamu görevlisine verdiği cesaret, iktidarı çok erken bir samimiyet sınavına sokmuştur.

Daha ne istiyoruz?

Uzlaşmak iyidir
"Diyalog içinde ortak bir aklı meydana getirmek istiyoruz..."

Başbakan Erdoğan, ülkenin istikrarına ciddi bir tehdit potansiyeli olan Yüksek Öğretim yasa tasarısı konusunda sağduyulu bir adım attı.

Tasarıyı Üniversitelerarası Kurul ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın ortak çalışması ile olgunlaştırmak istediklerini bildirdi.

Başbakan'ın dün rektörleri kabulünde ortaya çıkan uzlaşma havası dileriz kalıcı olur.

Çünkü öğrencisi ve öğretim üyesi ile üniversiteyi tatmin etmeyecek bir oldu bittinin nelere mal olabileceğini yaşadığımız tecrübeler bize öğretmiştir.

Karşıt görüşlerin sürekli çatışmasında okunamaz hale gelen üniversitelerden polisin içeri girmediği üniversitelere geldik.

Yanlış bir adım bu ortamı değiştirirse iktidar bu günahın altından kalkamaz.

Başbakan dün rektörlere "YÖK ideolojik malzeme veya bir siyasi istismar nedeni haline getirilmesin" demiş. Bu çağrının ilk adresi kendi partisi olmalı.

Gandi'nin ünlü sözüdür: Dünyayı nasıl görmek istiyorsan öyle ol!

DİĞER YENİ YAZILAR