Yeni yıl ülkemize barış, güvenlik ve mutluluk getirsin.
Bu iyiliği hak etmenin şartı, sahip olduğumuz değerlere lâyık olmanın bilincini taşımaktır.
Bir cinnet coğrafyasında yaşıyoruz. Bizi bu kötü mahallede özgür ve insan hakları saygı gören bir toplum olarak yaşatan değerleri takdir etmezsek nankörlük etmiş oluruz.
Kurban Bayramı ile yeni yılı güvenle, doğallık içinde bir arada kutlama ayrıcalığı Müslüman dünyada bize ait. Bu ayrıcalığı hak ederek yaşamanın mutluluğunu torunlarımıza sağlam devretmek borcumuzdur.
Komşularımızda yaşanan savaşlar ve toplumsal facialar, emanet edilmiş değerleri korumak yolunda hiçbir çabanın yorgunluk yaratmaması gerektiğini öğreten dersler değil mi?
Şansı ne yarattı?
2007 yılının sınavları kaderimizi belirleyecek. Yılın ilk yarısında cumhurbaşkanını, ikinci yarıda millet meclisini yenileyeceğiz.
Geçen dört yıl, rejim için güven vermeyen bir partinin iktidarda bulunmasına rağmen siyasi istikrarın ne kadar önemli olduğunu hepimize öğretmiştir.
Enflasyon dönemi kapanmış, kırılganlık riskleri sürüyor olsa da devamlılık taşıyan bir ekonomik büyüme dönemi açılmıştır.
Uluslararası yatırımcılara finansal hizmetler sunan bir şirket olan Raymond James’e atfen International Herald Tribune gazetesi geçen gün Türkiye’nin 2007’de 27 milyar dolarlık dış yatırım çekeceğini yazıyordu.
Bütün siyasetçiler ve özellikle de iktidardaki AKP önderleri bu şansı yaratan sebeplere mim koymalıdırlar.
Kazandım derken...
İktidar yöneticileri şundan emin olsunlar:
Eğer kendilerini başarılı buluyorlarsa birinci sebebi, İslâmcı kadrolaşmadaki ölçüsüzlüğün yarattığı tedirginliğe rağmen Sezer’in Cumhurbaşkanı olarak sağladığı denge ve güven duygusudur.
Nisan’da Tayyip Erdoğan veya onun işaret edeceği biri Çankaya’ya oturtulacak olursa AKP, zirvedeki kaleyi kazandığını zannederken neredeyse “her şeyi” kaybedecektir.
Aynı hedefe tehlikesiz yürümenin tek çaresi cumhurbaşkanını doğrudan halka seçtirmek olabilirdi. Bu şansı yaratmak hâlâ mümkündür. Ama AKP bunu göze alamıyorsa oraya Tayyip Erdoğan veya bir kukla çıkarılmamalı, AKP’nin takıntılarından üreyen korkuları önemsiz kılacak kişilikte biri cumhurbaşkanı yapılmalıdır.
Akıl özgür olmalı. İhtirasın esaretinden korunmalı. İktidar özgür akılla ararsa böyle çok aday bulabilir.
Bunu yapmazsa, çıkılacak yolculukta maceradan maceraya koşulur ama istikrar bir daha asla bulunamaz!
İlhan Selçuk da ifadesinde akrostiş şifre kullanmıştı
Gazetecİ-yazar İlhan Selçuk’un 12 Mart döneminde Ziverbey Köşkünde alınan ifadesinde akrostiş bir şifre yerleştirilmişti. Selçuk’un işkence gördüğünü ve tehdit altında bulunduğunu belirten şifre, her cümlenin sondan ikinci kelimesinin ilk harflerinin yukarıdanaşağıya okunmasından oluşuyordu: İşkence altındayım...
Özgür akıl ile
Yeni yıl ülkemize barış, güvenlik ve mutluluk getirsin.Bu iyiliği hak etmenin şartı, sahip olduğumuz değerlere lâyık olmanın bilincini taşımaktır
Haberin Devamı

