Terör ve İslâm kavramları yan yana gelirse bundan siyasi olarak zarar görecekleri korkusu AKP'de sabit fikir oldu.
Her şiddet olayına bu açıdan yaklaşmak kendilerini koruyor mu, yoksa gereksiz yere şüphe gölgelerinin içine çekerek zarar mı veriyor; iyi düşünmeliler.
Meselâ Danıştay'ın basıldığı gün her yer toz duman iken Meclis Başkanı Arınç aynı refleksle erken konuşarak hataya düştü.
Ona göre saldırganı katliam girişimine yönlendiren sebep 2. Daire'nin verdiği türban kararı olamazdı. Çünkü o karara muhalefet şerhi koyan üye de vurulanlar arasındaydı.
Meclis Başkanı Arınç'a göre "Bu saldırgan o karardan infial duyarak bu karara imza atanlara karşı eylem yapmayı düşünmüşse, karara muhalif kalan birine silâhını boşaltmaması gerekir" di.
Ama yanıldı. Katil eylemci avukat Alparslan Arslan, Danıştay üyelerini verdikleri türban karan nedeniyle hedef aldığını itiraf etti.
Çevir kazı yanmasın
İktidarın resmi ve gönüllü sözcüleri bu defa saldırganla çevresinin yansıttığı aşın milliyetçi renklere bakarak "derin devlet komplosu" senaryoları üretmeye başladılar.
Bu manevranın şu kolaylığı var:
Türkiye'de devleti hedef almanın iddia sahiplerine yüklediği bir ispat mecburiyeti bulunmuyor. Tersine derin devlet üstüne şüpheler üretmek, kişileri ucuz yoldan demokrat bile yapıyor. Bu fırsattan yalnız dinciler değil, zaman tünelinde kalmış solcular da yararlanıyor.
Danıştay üyesi Ayfer Özdemir'in dün hastane çıkışında söyledikleri Meclis Başkanı Arınç üstünde ne etki yaptı merak ediyorum.
Bileğine kurşun isabet eden Ayfer Özdemir belli ki tedavisi süresince hakkında üretilen yakıştırmalara çok üzülmüş.
Önündeki meslek hayatında tarafsızlığına şüphe düşürmek pahasına şunu dedi:
Laiklik dini de korur
"Kullandığım azlık oyunu bazı siyasi çevrelerin çarpıtarak çıkarları doğrultusunda kullanmalarından rahatsızlık duyuyorum. Azlık oyum türban taraftan olduğum anlamını asla taşımıyor..
Cumhuriyet düşmanları beni kendilerinden tarafmışım gibi göstermesinler. Attıkları kurşun beni öldürmedi ama bu öldürür."
Müslümanlara ve Müslümanlığa dair her şeye doğru-yanlış ayrımı yapmadan sahip çıkma iddiasının risklerini iktidar partisi şu son olayda umarız ki görmüştür.
Halkının neredeyse yüzde 99'u Müslüman diye din istismarı ile AKP'nin oyunu 99'a çıkarabileceğini sananlar mı var?
Bilinmeli ki böyle bir zihniyet olsa olsa partiyi radikal çekirdeği oluşturan küçük oranlara doğru geriletebilir.
Müslümanlık dünyada en özgür ve mutlu yaşamı Türkiye'de buluyor. Bu farkı da sadece laik-demokratik rejim farkı yaratıyor.
Kendiliğinden Anıtkabir'e yürüyen kalabalıklar, halkın sahip olduğu değerin bilincinde olduğunu kanıtlamıştır.
Bu durum AKP'yi endişeye değil, rotasında düzeltme yapmaya götürmelidir.
Oynamayın artık!
Terör ve İslâm kavramları yan yana gelirse bundan siyasi olarak zarar görecekleri korkusu AKP'de sabit fikir oldu...
Haberin Devamı

