Türban yasağını aşmaya dönük atraksiyonlar, bu tahriklerin arkasındaki güçleri bile şaşırtmaya mı başladı?
Yasağın kalktığı günün haftasına üniversitede başı açık öğrenci kalmayacağı tezine yeni YÖK Başkanı “Serbesti sağlandığı zaman baskı olmayacağı gibi türban takanların bir kısmı başlarını açmaya başlayacak” kehaneti ile karşı çıktı biliyorsunuz.
YÖK Başkanı’na keşke güvenebilsek.
Ama hayatın tecrübeleri bu görüşe kredi açmadan önce dikkatle düşünmek zorunda olduğumuzu söylüyor.
Başbakan Erdoğan’ın sahneden, kürsüden türbanı nedeniyle ağlayarak inen veya indirilen öğrencilere “acil şefkat hattı” kurması, türban yasağını ihlâl etmiş çocuklara ve ailelerine arkalarında olduğu söyleyerek cesaret vermesi şık olmuyor.
Çünkü hukuk devletinde bir başbakan yasaya ve yasağa yönelen tepki ve ihlâllerin teşvikçiliğini yapmaz. Rüştünü kazanmamış çocukları kurallara riayetsizliğe cüretlendiremez.
Türban patlaması
Başbakan bu vebali üstlenmiş ve üniversitelerden önce ilköğretim okullarında türban patlamasının davetiyesini çıkarmıştır.
Dün Konya Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen Mevlânâ Yılı Hikâye Yarışması’nın ödül törenine ait haber ve görüntüler geldi. Derece alan ilk ve orta öğretim öğrencilerinin birçoğu türbanlıydı.
Önceki gün de Ulusal Bilim Olimpiyatı’nda dereceye giren liseli kız öğrencinin ödülünü almaya türbanla gitmesi medyanın gündemindeydi.
Okuyanlardan kaç kişi inandı bilmiyoruz ama Milli Eğitim Bakanı bu türban gösterisine sinirlenmiş, çocuğa refakat eden okul yöneticileri hakkında soruşturma açılması emri vermiş!
Bu arada bakanlıktan “Okula başı açık devam eden öğrencinin başı kapalı olarak sahneye çıkarılması, mevzuata aykırılıkla birlikte iyi niyetle de bağdaştırılamamıştır” diyen bir açıklama da yapıldı.
Bakanlık “birileri kullanıyor bu çocukları” demeye getiriyor. Ve bu oyunların tahrik edeceği tırmanışı önlemenin telâşına kapılmış görünüyor.
Rol modeli kim?
Peki ödül alan bu kız okula başı açık giderken ödül törenine niye türban takarak gitti?
Onu kim veya kimler yönlendirdi?
Riskli de olsa araştırılmaya değer önemli bir sorudur bu.
“Riski ne?” diye soracak olursanız...
Soruya muhatap olacak öğrencilerden ve ailelerinden şöyle bir cevap gelebilir:
“Cumhurbaşkanı’nın kızı Bilkent Üniversitesi’ni başını örtmeden okudu, bitirdi ve diploma törenine yanında babası türban takarak gitti. Merak ettiğiniz soruyu gidin önce ona sorun!”
İktidar türbanla oynayarak hata ediyor.
Bu alandaki teşvik mesajlı tutumlar yalnız Türkiye’nin gitgide dinci bir rejime geçişin işaretlerini çoğaltmakla kalmıyor o hayali kuran çevrelerin cüretlerini de artırıyor.
“Göreceksiniz ki hiçbir şey olmayacak. Gelin şu yasağı kaldıralım” diye göze alınacak bir deneme değildir bu mesele.
Yaydan çıkan ok gibidir...
Pişmanlığı, telâfisi yoktur!
Oynamayın!
Haberin Devamı

