Yolsuzluğu ve yoksulluğu örgütlemekte AKP iktidarının mahareti benzersiz...
Benzeri olsa bile bizimkilerin eline su dökemez.
Daha fazla çalmış, daha geniş kitleleri muhtaç hale düşürmüş olabilirler ama bu iki kötülükten, ezici çoğunluğa sahip iktidar çıkaracak organizasyon mucizesi başka hiç bir yerde gerçekleşmemiştir.
Dünyanın en hızlı zenginlerini AKP yarattı.
İktidar yakın çevresine sırık atlar gibi sınıf atlatmış, yoksulluğa ittiği yığınları sadakaya muhtaç ederek oylarını da rehin almıştır.
Yoksulluğu, işsizliği tavana vurdurmuş bir iktidarın seçimden zaferle çıkması mümkün değildir ama AKP böyle bir mucizeyi gerçekleştiriyor!
Halkın yeterli çoğunluğu, ülkenin yarınlarını tehlikeye sokan gafletten bir gün mutlaka uyanacaktır ama Haramiler de o güne kadar alabildiğine güçleneceklerdir.
O nedenle gidişe dur demek gerekiyor.
“Bir şeyler yapıp yolsuzlukları durduralım” düşüncesinde olanlar hayal görmesin.
Yolsuzluk, yoksulluk AKP ile et-tırnak olmuştur. AKP’nin uzaklaştırılmadığı belediyelerin yolsuzluk batağından çıkarılması kurtarılması mümkün değildir.
Bu uyanışın başladığı söylenebilir mi?
Antalya’da Adalet Bakanı Şahin’e parkta elinde namaz tespihi ile oturan 70’inde bir kadın “Deniz Feneri ne oldu?” diye sormuş.
Bakan “Yargıda.. Savcı ne gerekiyorsa yapıyor” deyince kadından beklemediği bir tepki almış:
“Hadi hadi, size oy moy yok!”
Bakan da bu söz üzerine “İstediğin yere ver” diye söylenerek uzaklaşmış.
AKP’nin derdi değil böyle bireysel tepkiler.
Oylarını rehin aldıkları yoksullar ve din iman türban sömürüsü ile motive ettikleri insanlar yüzde 40’ları getiriyor nasılsa...
Bu senaryonun kendini tekrarlaması yine büyük ihtimaldir.
Zira uyanışın iktidar değişikliği yaratacak boyutlara bir hafta içinde ulaşması kolay değildir.
Peki imkânsız mı?
İmkânsız da değil.
Çünkü kurtulmaya karar vermiş bir halk için bir hafta yeter zamandır!
4 milyonluk akıl!
Kılıçdaroğlu, tabelası bile bulunmayan bir “yakın şirket”e Topbaş belediyesinin danışmanlık bahanesiyle 4 milyon Euro’ya yakın para aktardığını iddia etti.
Başbakan Erdoğan ile Belediye Başkanı Topbaş’ı İstanbul’daki rant şebekesinin başı olmakla suçlayarak onlardan bu ödemenin hesabını sorduğu gibi 4 milyon Euro’yu cebe indirdiğini söylediği Serdar Kepenek kimdir onun da cevabını istedi.
Büyük Şehir Belediyesi’den dün yapılan açıklamada, sağlanan teknik danışma yardımı sayesinde “asfalt geri dönüşüm sistemi”ni uygulama olanağının kazanıldığı öne sürüldü.
Açıklamaya göre belediye 7 milyon lira ödemiştir ama bu sayede 37 milyon liralık tasarruf sağlamıştır.
Hesap doğru mu? Doğruysa kim ölçtü?
Bunca teknik üniversitemiz ve TÜBİTAK varken asfalt için dışardan para ile akıl satın almak, basiretli ve ahlâklı bir yönetimin harcı olabilir mi?
Belediyenin açıklamasında adı geçen Avusturyalı uzman Prof. Blab “Ben bir kere geldim, 1000 Euro aldım. 25 uzman çeşitli zamanlarda gitti geldi” dedi dün VATAN muhabirine.
Hepsine bilemediniz 50 bin Euro harcandı diyelim, Serdar Kepenek’e neden 4 milyon Euro ödendi?
Nobel fizik ödülünü kazanan bilim adamlarına bile 1 milyon Euro veriyorlar.
Serdar Kepenek’e neden 4 milyon Euro ödediler? Cevabı ortada:
Asfalt altına dönmediğine göre, belediyenin paraları deve olmaya devam ediyor!
Oy moy yok!
Haberin Devamı

