Örnek temizlik

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevini devralan Oramiral Örnek'in şu sözü beni etkiledi: "Artık bağımsızlık, güçlü bir ekonominin yanında ulusal kaynakların kullanımına bağlı hale gelmiştir."

Haberin Devamı

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevini devralan Oramiral Örnek'in şu sözü beni etkiledi:

"Artık bağımsızlık, güçlü bir ekonominin yanında ulusal kaynakların kullanımına bağlı hale gelmiştir."

Doğrudur; yolsuzluk, ulusal kaynakların israfına, kamu açıklarının büyümesine, işsizliğe, yoksulluğa ve halkın devlete saygısını kaybetmesine sebep oluyor.

Başka biri söylemiş olsaydı o kadar anlamlı olmayabilirdi. Ama Oramiral Örnek 2000 yılında Kuzey Deniz Saha Komutanı iken, yolsuzluk duyumları alınca suçlanan subayların mal varlıklarını araştırma inisiyatifini kullanmış, dengesizliği belirleyince de yargıyı harekete geçirmiş bir askerdir.

Yani şimdiye kadar yaptıkları, örnek bir anlayışı ve kararlılığı temsil ediyor:

İlkel bir savunma refleksi ile kurumu korumak adına yolsuzluğu örtbas etmek yerine kirlenmenin üstüne -nereye varacağını düşünmeksizin- cesaretle yürümek...

Çünkü kurumun saygınlığı, yolsuzluğu içinde barındırmama iradesinden dolayı zedelenmez, tersine yücelir.

Kuzey Deniz Saha'daki ihale yolsuzluğunu VATAN 8 Ağustos'ta duyurmuştu, izleyen gün manşetimiz, denetimlerin gevşetilmesini sağlamak amacıyla müteahhitlerin, aralarında topladıkları 1 milyon doları eski Deniz Kuvvetleri Komutanı İlhami Erdil'in emir subayına verdikleri iddiasını belgeliyordu.

VATAN muhabirleri dün yeni bir bilgiye ulaştı: İhale Komisyonu Başkanı Albay Bahri Mısırlı, emir subayının müteahhit olan kardeşini kayırması için eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Erdil'den, sağlığını tehdit edici boyutlara ulaşan baskılar gördüğünü ifadesinde iddia ediyor.

Tabii bu suçlama, hedefi büyüterek korunma kurnazlığının taktiği de olabilir. Ama en azından şuna güvenme şansımız var:

Yeni komutanın anlayışı ve kararlılığı, soruşturmanın kırmızı çizgiler tanımadan sonuna kadar götürülmesini sağlayacaktır.

Ve rüşvete karşı askerin yöntemi, yolsuzlukları siyasetin labirentlerine sokarak unutturan sivillere de iyi bir örnek olacaktır.

Artık bilmek zorundayız: Toplumda en tehlikeli bölünmeyi yolsuzluklar ve yolsuzlukların ürettiği adaletsizlikler körüklüyor.

Etnik ve irticai bölücülük bile bu bataklıktan yararlanıyor.

Başbakan'a çağrı!
Evlilik dışı bebek dünyaya getirdiği için Nijerya'da taşlanarak öldürülme cezasına (recm) mahkûm edilen Emine Lawal 25 Eylül'ü bekliyor.

Şeriat Temyiz Mahkemesi son kararını o gün verecek.

İnsanlık suçu olan bu ceza, İslâm için büyük bir kötülüktür. Sessiz kalanlar bu suçun utancına ortak olacaklardır.

Cinayeti durdurmak amacıyla bir şeyler yapması için Başbakan Erdoğan'a çağrı mesajları yağdığını biliyoruz.

Ama Hükümet bir inisiyatif alacak mı, bunu bilmiyoruz.

Gönlümüz, İslâmı demokrasi ile bağdaştıran örnek bir toplum olma ayrıcalığını ve onurunu ispatlamak için bu fırsatın kaçırılmamasını arzu ediyor.

Nijerya hükümetine "Bu cinayet bütün İslâm alemiyle birlikte bizim de üstümüze kan sıçratacak. Dinimize bu kötülüğü yapmayın" diye uyanda bulunacak bir Başbakan görmek istiyoruz.

DİĞER YENİ YAZILAR