Örgüt gibi..

Cehaletin cüreti eninde sonunda kendini de imha eder. İktidar bu gerçeği ne zaman fark edecek?

Haberin Devamı

Cehaletin cüreti eninde sonunda kendini de imha eder. İktidar bu gerçeği ne zaman fark edecek?

Hızlandırılmış tren, siyasi şov uğruna göze alınan bir cahil cüreti idi. Bilimin "olmaz" dediğini iktidarın "olur"a çevirme inadı katliam doğurmuştur.

Bilimsel ve teknik uyanlara meydan okuyan Ulaştırma Bakanı, yetki gaspı, görev suiistimali yoluyla 39 insanın ölümüne sebep olmuştur. Bu suçun hukuktaki niteliği "bilinçli taksir"dir.

Yani Pamukova Katliamı bir kaza değil, göz göre göre işlenmiş bir çoklu cinayet suçudur.

AKP iktidarının baştan beri şansı yaver gitti. Birçok alanda eğrisi doğrusuna denk geldi.

Ama miras olarak devraldıktan zihniyetin nerede tekleyeceğine dair tedirginlik toplumda hiç eksik olmadı. Ve en zayıf halkada kopma meydana geldi. Pozitif ilme inanmamaktan kaynaklanan yapının davet ettiği facia, iktidarın büyük itibar ve güven kaybetmesine sebep oldu.

Kazadan sonraki gelişmeler, AKP'nin demokrasiden yana da özürlü olduğu gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Ulaştırma Bakanı istifa etmemiş, dünkü gensoru görüşmelerinde önergeye ret oyu kullanan AKP grubu bu büyük vebali partiye mal etmiştir. Bunu yaparken Bakan'ı siyasi denetimden ve yargıdan kaçırmıştır.

Hızlandırılmış tren, demokrasinin erdemlerini de çiğneyip geçmiştir.

İktidar hesabına yükselen toplumsal güven Pamukova'da raydan çıkmış, dün mecliste izlenen ibretli manzaradan sonra inişe geçmiştir.

Şu anda artık hükümete, ülke menfaatini düşünen, halka saygılı bir kurul olarak bakmak zordur.

Karşımızda sanki demokratik hukuk devletini tanımayan, halka saygı duymayan, birbirlerine kenetlenmiş, içlerindeki suçluları vermemeye yeminli bir örgüt vardır!

Kuzu gibi ölmek
Denize düşen yılana sarılırmış..

Hızlandınlmış trenin mucitleri, karayollarındaki kazaların elemli bilançolarına tutunarak milleti teselli etmeye, kendilerine bir siper bulmaya çalışıyor.

Neymiş? "Sadece dün karayollarındaki kazalarda 36 kişi öldü.."

Yani ölüm hak, siyasi sorumsuzluk helâl!

Bir başka deyişle, ölüm Allah'ın emri; trende de, otobüste de bulacaksa sizi gelir bulur.. Sen sorumsuzların hesap vermediği bu ülkede ölümlerden ölüm beğen!

Oysa trafik güvenliği sağlanıyor mu? Denetim yeterli mi? Yollar işaretleniyor mu? Bunları soran yok.

Meselâ Bodrum'da havaalanına giden yola on gün önce mıcır döküldü. Ölüm ve yaralanmalarla sonuçlanan kazalar oldu. Karayolları Müdürü "Mıcırı bu mevsimde dökmek zorundayız. Bu sistem çok ucuz olduğu için tercih ediyoruz" demiş..

Bu sistemin ucuzluğu, insan hayatının Türkiye'deki değerinden geliyor.

"Her toplum lâyık olduğu yönetimi bulur.." Kaza kurbanı yakınlarımızı kaderci bir kabullenişle toprağa verip dünyaya küsmeye devam ettiğimiz sürece kurtuluşumuz yoktur.

Sebep olanlara pahalıya ödetmenin medeni cesaretini keşfedinceye kadar, insan hayatı ülkeyi yönetenlerin maliyet hesaplarında sıfır çekecektir.

Uyanan bir toplum bu kaderi değiştirebilir.

Yakınlarını yol hatalarından kaybedenler yüklü tazminat davaları açmalı, mahkemeler de insan hayatının artık ucuz olmadığını göstermelidir.

Caydırıcı cezalarla kap-kaç suçlarını azaltan yargı, aynı başarıyı burada da tekrarlayabilir.

DİĞER YENİ YAZILAR