Onsuz olmuyor!

Haberin Devamı

Şike yasası nedeniyle geçirmekte olduğu sarsıntı, AKP iktidarının dokuz yıllık geçmişine yakışmıyor!

Irak’a asker gönderme talebinin Meclis’te geri çevrildiği 1 Mart 2003 tarihinden bu yana iktidar partisi hiç böylesi bir dağınıklık yaşamadı.

Spora düzen getiren bir yasa yüzünden AKP’nin çatlama tehlikesi geçireceğini üç hafta önce biri söylese kim inanırdı?

Ama işte böyle bir tehlike doğmuştur.

Sebebi de tek adam otoritesinin bir sağlık sorunu nedeniyle ağırlığını kaybetmesidir.

Yaşanan tecrübe Erdoğan’ın ne kadar başat bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

Bu tür bir yönetim anlayışını övmek mümkün değil. Ne çare ki AKP ayrıntı sayılacak kararların bile lider tarafından verildiği bir düzeni sürdürmeye mahkûmdur.

Kanıt mı; işte lider bir ameliyat geçirmiş parti ve hükümet sıkıntıya düşmüştür.

Şike yasasının Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmesi ardından Başbakan Yardımcısı Arınç’ın başını çektiği bir grup, yasa Gül’ün gösterdiği doğrultuda düzeltilsin istiyor.

Çoğunluk ise yasaya sahip çıkılması, Çankaya’yı imzaya zorlamak için hiçbir değişiklik yapmadan onaya gönderilmesi gerektiğini savunuyor.

Başbakan Erdoğan’ın vetoyu geçersiz kılacak yolun izlenmesinden yana olduğu biliniyor. Büyük ihtimalle AKP grubu onun istediği gibi davranacak, yasanın önünü açacaktır.

Ama kendisinin başında durmadığı bir oylamanın 1 Mart tezkeresinde yaşanan sürprizi tekrarlamayacağından kimse emin olamaz.

Başbakan kendi tercihini Spor Bakanı Kılıç’ın ağzından dün “tebliğ” etti.

Suat Kılıç’ın açıklamasında Cumhurbaşkanı’na da mesaj vardı:

“Üç partiden gelen açıklamalara bakılırsa imzalarının arkasında durdukları anlaşılıyor. Bu durumda Sayın Cumhurbaşkanı’nın da farklı bir değerlendirmesinin olacağını sanmıyorum!”

Yani vetolu yasa bugün komisyonda ele alınacak, bir-iki gün içinde genel kurula indirilip bütçe arasında oylanacaktır.

Peki kabul edilerek geçmesinin garantisi var mı? Hayır, sadece cevapsız sorular var:

CHP ve MHP’nin oyları iktidar partisinde çatlama olursa fireyi telâfi etmeye yeter mi?

Bunu bekleyip göreceğiz.

Doktor ne diyor?

Ülkenin sağlığı ile Başbakan’ın sağlığı ne kadar çok birbirine bağlı imiş...

Erdoğan’ın ameliyat geçirdiği günden bu yana Ankara’da adeta hayat durdu.

Bakanlar Kurulu toplantıları bile yapılmıyor.

Siyaset dilini yutmuş; renksiz, durağan.

Çünkü tüm faaliyetin motoru Başbakan Erdoğan’dır. O da başkasınca temsil edilemez başkasına devredilemez gücü ve yetkileriyle evinde nekahet geçirmektedir.

Hayatın normal temposuna ne zaman kavuşacağını bilmek zorunda olanlar, en başta siyasetçiler, gazeteciler, iş adamları, bankacılar tahmin yapmak için Başbakan’ın, yabancı konukları kabulü nedeniyle çekilip servis edilen resimlerine büyüteçle bakıyorlar.

“Bak bak, resimde gülüyor; bu iyi. Ama zayıflamış mı sanki biraz?”

Ameliyattan bu yana 13 gün geçti.

Doktor elinden çıkmış bir sağlık raporu hâlâ yayınlanmadı.

Karanlıkta kuruntu ve dedikodu ürer.

Unutmayalım; seçim yapılan her memleket demokrasi değildir.

Demokraside halkın bilme, öğrenme hakkına saygı vardır!

DİĞER YENİ YAZILAR