Başbakan Erdoğan dün bir hareketi ile benimle beraber kim bilir kaç kişiyi heyecanlandırdı...
İstanbul'da bir uluslararası konferansı açış konuşmasını yapıyordu. Üniversite öğrencisi bir kızın sözlü sataşmasına hedef oldu:
"Biz Türkiye'ye güveniyoruz, size güvenmiyoruz. IMF programlarını, özelleştirmeyi istemiyoruz!"
Tabii devlet refleksi ile polisler kıza müdahale ettiler. Onlar üniversiteli kızı susturup sürüklemeye çalışırken Başbakan yatıştırıcı uyarılar yaptı, konuşması ardından kendisini dinleyeceğine söz verdi.
Buna rağmen polisler kızı salondan çıkarıp tuvalete kapatmıştı. Ama perde kapanmamış, başka bir genç benzer bir müdahale yüzünden erkekler tuvaletinde gözetim altına alınmıştı.
Devletin bu tip olaylarda alışılmış prosedürü nedir? "Alır götürür merkeze, rezil eder herkese..." Bu defa öyle olmadı. Başbakan'ın arzusu doğrultusunda gençler salıverildiler.
Erdoğan'ın uyandırdığı umut ve heyecanın sebebi, iktidarın AB konusundaki kararlılığının liderin eyleminde içsellik kazandığını göstermiş olmasıdır.
Batı demokrasileri, şiddete başvurmayan eleştiriyi, çürük domates ve yumurta desteği bile alsa saygı ve hoşgörü ile karşılıyor.
Özellikle gençlerin tepkisi, yalnızlık duygusunun boşalması ve kendileri gibi düşünenler var mı merakının tatmin arayışıdır. Belki biraz da, aynı cesareti gösteremeyip susanları silkeleme ihtirası...
Başbakan "Bunlar tahriktir" dedi. Doğru ama şiddet yoksa bu tür tahrikleri bile demokratik toplumlar gelişme dinamiği sayıyorlar.
Tahrik algılamasına rağmen bu iki gencin zarar görmeden kurtulmasını sağlayan Erdoğan, benim gönlümde AB'ye girmiştir.
Ama giderken gazetecilere eylemci kız için "Sicilinde ne yazık ki lekeleri olan bir vatandaşımız" dediği için de giriş yaptığı AB kapısından gerisin geriye çıkmıştır.
Keşke o sözleri söylemeseydi.
Neyse, bu da önemli bir ilerlemedir. Teşekkür ederiz!
Yapın görelim!
Başbakan dün kim bilir kaçıncı kez tekrarladı:
Kişi başına milli geliri 1500 doların altında olan 36 ilde girişimcileri vergiden muaf tutacaklar, SSK primlerini en aza indirecekler ve yatırımcıya bedava arazi vereceklermiş...
Mecliste Anayasa değiştirecek çoğunluğa sahip bir iktidar, doğruluğu kabul görmüş bir adımın, söyleye söyleye suyunu çıkaracak yerde bir-iki söyleyip hemen icraatını gerçekleştirmeli.
Bu, devlete yük getirmeyecek olan yaratıcı bir fikirdir. Zaten bu illerde devlet, çalıştırdığı vergi memurlarının maaşını karşılayacak kadar bile vergi toplamıyor. Üretim olmayınca kâr olmaz; kâr olmayınca vergi doğmaz.
Zaten almadığı vergiyi bağışlamakla devlet bu illeri tek kuruş harcamadan kalkındıracak, dünyanın en akıllı ve insancıl yatırımını yapmış olacaktır.
Artık bu projenin reklâmını değil gerçekleştiğini görmek istiyoruz!
Önemli bir adım
Başbakan Erdoğan dün bir hareketi ile benimle beraber kim bilir kaç kişiyi heyecanlandırdı... İstanbul'da bir uluslararası konferansı açış konuşmasını yapıyordu. Üniversite öğrencisi bir kızın sözlü sataşmasına hedef oldu
Haberin Devamı

