Yaklaşan tarihi dönemecin kazasız geçileceğine işaret sayılacak iki haber çıktı dünkü VATAN'da..
Onun için AB ile müzakere masasına oturacağımız 3 Ekim'le ilgili karamsar senaryolardan fazla etkilenmeyin. Siyasetçilerin iki yüzlülüğü işleri kördüğüme çevirse de tarih rotasında ilerliyor.
AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn komisyonun bugüne kadar görülen "en katı müzakere çerçeve belgesini Türkiye için hazırladığını söyleyebilmiştir.
Ama buna rağmen sorunlar çözülecek ve Türkiye'nin AB ile üyelik müzakereleri 3 Ekim'de başlayacaktır.
Bu başlangıç Türkiye için aynı zamanda yeni bir hayata, yeni bir dünyaya giriş yapmak olacaktır.
Kötü kıyas ama...
İki gün önce İngiliz The Guardian Gazetesi'nde ilginç bir yorum çıktı. Gazete Türkiye ve Irak'ta biri "Avrupa stili", diğeri "Amerikan modeli" iki rejim değişikliği gerçekleştiğini belirterek şu karşılaştırmayı yapıyordu:
"Bir yanda ABD'nin helikopterler ve tanklarla gerçekleştirdiği şok ve dehşet operasyonu, öbür yanda ise AB'nin 80 bin sayfalık müktesebatı uygulamasını kolaylaştırmak için Türkiye'ye danışmanlar, insan haklan savunucuları ve gıda denetçileri göndermesi... ABD tarzı rejim
değişimi nasıl kaos yaratıyorsa AB'ye üye olan ülkelerde yaşanan değişim de Avrupa'ya o kadar gurur veriyor."
The Guardian'ın yazısı Türkiye'ye destek niyeti taşımakla beraber ağır bir cehalet kusuru işliyor.
Kıyas benzerler arasında yapılır. Irak kurtuluş savaşı mı yapmış?
Bir Atatürk mü görmüş?
Hangi çağdaş devrimi yaşamış?
Para kokuyu aldı
Üzülsek de algılama budur..
Avrupalı, Türkiye'yi hep "Ortadoğu mahallesi"nin bir üyesi Saddam'ın ve Esat'ın komşusu
olarak gördü.
Müzakere süreci Avrupa'yı Ortadoğu'ya, Türkiye'yi Avrupa'ya kazandıracaktır. Gazete bundan, Avrupa'nın da feda edilemez menfaatleri olacağını yazıyor.
Güvenilir öncü göstergeleri saptamakta uluslararası sermaye siyasetten daha becerikli oluyor. Çünkü onlar yanılgılarının bedelini para ile ödüyorlar.
O nedenle riskleri olduğu gibi fırsatları da en gerçekçi biçimde okumayı biliyorlar.
Dünyanın en büyük bankalarından biri olan Morgan Stanley fonlarını yönettiği yatırımcılarını uyaran son raporunda şunu dedi: "Türkiye'de yüzde 15 faiz geliri için son günler; fırsatı kaçırmayın!"
Çünkü Türkiye'de büyüme hızlanırken enflasyon ve buna bağlı olarak faizler düşecektir..
3 Ekim'de başlayacak müzakere süreci de bu değişimi güvence altına alacaktır..
Öncü gösterge
Yaklaşan tarihi dönemecin kazasız geçileceğine işaret sayılacak iki haber çıktı dünkü VATAN'da
Haberin Devamı

