Önce terör çözülecek

Haberin Devamı

Kalplerimize gömdüğümüz şehitlerin arkasından komutanları Tuğgeneral Levent Köse dün şöyle dedi:

“Net ifade ediyorum kazanamayacaklar. Kendi karanlıklarında eriyecek, kendi kanlarında boğulacaklardır!”

Kimsenin şüphesi yok; bölücü terör ve onun dayandığı ırkçı azınlık, etle tırnak hale gelmiş 70 milyonluk bir ulusa diz çöktüremez.

Böyle bir şeyi zaten kendileri de hayal etmiyorlar. Dün bir kısmını aktardığım Prof. Ümit Özdağ’ın makalesinde, gerilla savaşı yöntemi uygulayan PKK’nın amacı şöyle ifade ediliyor:

“Gerilla savaşı zayıfın güçlüye çeviğin hantala, azın çoğa, ateş gücü az olanın ateş gücü fazla olana karşı uyguladığı etkili bir yöntemdir. Gerilla savaşının amacı yenmek değil, yenilmeden yaşamak ve mücadeleyi zamana yayarak güçlü olan tarafın iradesini ortadan kaldırmaktır!”

Sanıyorum bu gerçeği herkes kendi hayat alanında fark ediyordur. Gazeteciler olarak isyan ve nefret sözcükleri içeren başlıkları sık sık tekrarlamaktan sıkıldık.

Terör örgütü işlediği kalleş cinayetlerle kendi kuyusunu kazıyor olabilir ama devlete ve topluma da zarar veriyor.

Çeyrek yüzyıldır bu melânetle savaşıyoruz. Bir yandan sayıları 10 bin bile olmayan katil sürüleri karşısında çaresizliğe düşerken öte yandan bölgesel güç olduğumuz fiyakası yapmak gülünç kaçıyor.

Çare ararken ve başarısı kanıtlanmış çare TSK içinde dururken, siyasetten kaynaklı başarısızlıkları askeri komutayı gözden düşürmek amacında değerlendirmek acaba kimlerin amacına hizmet ediyor?

Yeni örgütlenmeler başarısızlıkları unutturup halkta yeni umutlar uyandırabilir. Ama bunu terör alanında yapmamak lâzım. Çünkü bu alandaki hatalar gençlerin hayatına mal oluyor.

İktidarın terörle mücadele edecek kuvvetlerin idaresini valilere vereceği tartışılıyor. Komutanlar hapishanede oldukları için iş valilere, kaymakamlara mı kaldı?

Terörle mücadele eden birliklere, yıllar önce “askerliklerini yedek subay olarak yapan valiler” mi komuta edecek?

İktidar, devletin alan hâkimiyetini elde ettiği ve nokta hedeflere operasyon yapma kabiliyeti yüksek birliklere sahip olduğu 1995-1998 yılları arasındaki tecrübeyi, yaşayanlardan öğrenmeli ve tekrarlamalıdır.

Terör sorunu sürdükçe Kürt sorununu konuşacak bir iklimi yaratmak mümkün olmayacaktır.

Kürt sorunu var mı; yöneticilerimiz bundan bile emin değiller.

Çünkü bölücü terör herkesten önce ve herkesten çok Kürt kökenli vatandaşlara zarar veriyor.

Onları korkutuyor, onların rehin alıyor, onları kullanıyor, onların ve küçücük çocuklarının bedenlerini siper alarak terör yapıyor.

Seçilmiş adama yakıştı mı?

Terörün hedefi olmak, bir topluma reva görülebilecek en ağır hakaret, en acımasız işkencedir.

BDP Meclis Grup Başkanvekili Demirtaş, hava operasyonlarını değerlendirirken “birilerinin iç savaş hesabı yaptığını” söyledi.

Millet şehitleri için kahrolurken uğradığı ihanete lânet okurken bu değerlendirme neyin nesidir?

“Kürt sorunu Kandil’de değil İstanbul’da, Diyarbakır’da, Batman’da” imiş! Ne demek bu?

Demirtaş aslında bilmez mi Kandil’i bombalamanın amacı İstanbul’da, Diyarbakır’da ve Batman’da yaşayan Kürt kökenli vatandaşları korumak, özgürlüklerini onlara kazandırmaktır.

Bilmez mi onları terör örgütünün rehin ve esir aldığını?

Bilmiyorsa bile kendisinden örnek alarak tahmin edemez mi?

DİĞER YENİ YAZILAR