Önce kafalar

Partizanlık yapan iktidarlarla açgözlü tiplerin kaderleri birbirine benziyor. Açgözlüleri bekleyen tehlike mide fesadıdır, partizanlık yapan iktidarları yiyip bitirecek dertlerin kaynağı ise devlet kadrolarına doldurdukları cahil yandaşları..

Haberin Devamı

Partizanlık yapan iktidarlarla açgözlü tiplerin kaderleri birbirine benziyor.

Açgözlüleri bekleyen tehlike mide fesadıdır, partizanlık yapan iktidarları yiyip bitirecek dertlerin kaynağı ise devlet kadrolarına doldurdukları cahil yandaşları..

Malatya'daki bebeklere reva görülen vahşetin kaynağındaki günahlar ve suçlar deşildikçe altından irtica emrine girmiş partizanlık çıkıyor.

Başbakan, buzdağının görünmeyen kısmını farkeden bir uyanıklıkla daha ilk günden savunmaya geçti. Bu rezaletleri üreten sebepleri kendilerinin yaratmadığını, önceki iktidarlardan devraldıklarını öne sürdü.

"Benim bakanımın hiçbir sorumluluğu yok" dedi.

Oysa son on beş yılın hiçbir hükümetine nasip olmayan avantajları AKP kullanmıştır.

Üç yıldan beri anayasa değiştirecek güce sahip bir iktidar olarak bu alanda ne yapmışlar?

Yağmada sınır yok
CHP Meclis Grup Başkanvekili Kemal Anadol, SHÇEK'in başına "genel müdür vekili" olarak getirilen kişinin, daha önce Mustafa Kemal olan ismini mahkeme kararı ile değiştiren İsmail Barış olduğunu öne sürerek şu soruları ortaya attı:

"Mustafa Kemal ismini kendine yük gören bir genel müdür vekili... Önce Refah Partisi Gölcük Belediye Başkanı, sonra AKP milletvekili adayı.. Pedagog mu, çocuk uzmanı mı? Ne işi var burada?"

Bu meraklı sorunun cevabı dün Sağlık Emekçileri Sendikası'ndan geldi.

Sendika çeşitli illere yapılan tüm üst düzey atamaların (ki bunların sayısı yüzü buluyor) tamamının ilahiyat ve imam hatip mezunlarından oluştuğunu açıkladı.

Çocuk sağlığı ve eğitimi ile hiçbir ilgileri olmayan bu yöneticiler alt kadrolarını acaba nasıl ve kimlerden seçti?

Onun cevabını da TV'lerde yayınlanan şiddet görüntülerini izlerken almıştık:

Bir sürü sevgisiz cahil...

Reformun şartı var
Peki bu tecrübe, iktidar üstünde bir ibret etkisi yaratacak mıdır dersiniz?

Yürekten dileriz ama hayalci olmamak lazım.

Çünkü Başbakan'in "Benim müsteşarım" diye sahiplendiği Prof. Ömer Dinçer'in "Bugün de arkasındayım" dediği meşhur tebliğindeki şu bölüm, kadrolaşmanın ideolojik disiplin içinde yürüdüğünü gösteriyor:

"...Modern devleti İslâm'a tercüme ederek kullanmaya kalkışmak veya bürokratik mekanizmada yer alacak memurları dindar insanlardan seçmek devletin yapısını İslâm'ın öngördüğü yapıya kavuşturur mu?

Aslında bu tür bir eğilimin İslâmî bir iktidarı değil, beşeri yanı ağır basan bir iktidarı öne çıkaracağı kanaatindeyim."

Çocukları kurtaracak reformu yasalarda arayan iktidar, bu kafa değişmedikçe hiçbir şeyin düzelmeyeceğini bilmiyor mu?

Bilmiyorsa bilsin.. Çünkü halk farketmeye başladı!

***

Bayramınızı kutluyor, sağlık, barış, huzur, mutluluk ve bereket getirmesini diliyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR