Kuzey Irak'taki Türkmen kasabası Tuzhurmatu'da tezgâhlanan kanlı tahrik, zamanın zararımıza işlediğini dileriz herkese göstermiştir.
1 Mart'taki tezkere kazasına uğramasaydık, Talabani güçleri bu cüreti bulamazlardı. Çünkü Türk askerinin bir misyonu da Irak'taki Türkmenlerin güvenliğini sağlamak olacaktı.
Talabani'nin adamları önce Türkmenlerin kutsal saydığı İmam Musa Ali Türbesi'ni yıkıyor, sonra da camiden çıkanlara ateş açıyor. Ertesi gün olayı protesto eden Türkmenleri durdurmak bahanesiyle yine terör. Toplam on ölü, onlarca yaralı...
Irak'taki işgal uzadıkça bu tür kanlı entrikalar ve terör olayları azalmayacak, artacaktır.
Kerkük Kent Konseyi Türkmen Temsilcisi Mustafa Kemal Yaycılı "Türk Ordusu gelmesin havası estirmeye ve gözdağı vermeye çalışıyorlar" demiş.
Acaba bu tür kışkırtmalar, Türkiye'yi Irak'a asker göndermekten caydırır mı, yoksa Türkmen varlığına yönelik niyet ve cüretler gemi azıya almadan Türkiye'nin Irak denklemine dahil olma kararını cabuklaştırır mı?
Dostluk yok, çıkar var
Bakanlar Kurulu, çarşamba günü için planlanan toplantısını, Irak'taki gelişmeler nedeniyle bugüne aldı. Türkmenlere yönelik saldırılar Irak'a gitmekten vazgeçmenin değil, gitme kararını çabuklaştırmanın sebebi olmalıdır.
Riskin büyümesi uzaktaki Japonya'yı asker göndermekten caydırabilir ama Türkiye'yi eninde sonunda içine çeker. O nedenle kararın geciktirilmemesinde yarar vardır.
Irak'taki misyonumuzun iyi tarif edilmesi, siyasi ve askeri hedeflerle birlikte komuta kontrol konusundaki tüm ayrıntılar üstünde ABD ile bir an önce anlaşmaya vanlması gerekiyor.
Amerika'nın süper devlet kibiri bu müzakerelerde bizi düşündüğümüzü söylemekten alıkoymamalıdır. 1 Mart'taki tezkere olayı nedeniyle Beyaz Saray yönetimi Türkiye'ye güvenini kaybettiğini söyledi.
Amerika sanki bize güven mi veriyor?
Parlamentonun aldığı karar yüzünden 50 yıllık ittifak geçmişini bir kalemde silmeye kalkan, askerlerimizin başına çuval geçiren dost olur mu?
Güç adil değilse dur!
Tuzhurmatu'daki kanlı tuzakta, Türkiye'nin kararını çabuklaştırmak isteyen Amerika'nın payı yoksa bile işgal otoritesi olarak sorumluluğu vardır.
Amerika adaletten yoksun bir güç olmaya devam ederse utanç içinde Irak'ı terk etmeye mahkûm olur.
Washington hiç değilse Amerikalı stratejist Brzezinski'nin uyarısını dinlemeli:
"Irak hakkında sadece kendi çıkarları (petrol) açısından karar veren bir Amerika, savaşın sonuçlarının ve yan etkilerinin maliyetini ve yükünü üstlenmekte kendini yalnız bulur. Ona karşı yükselen ve yaygınlaşan düşmanlık da cabası olur."
Türk askeri Irak'a gitmeli. Ama Kuzey Irak'taki bölücü terör kalıntılarının temizleneceği ve Türkmenlerin güvenliğinin garanti altına alınacağı teminatları verilmedikçe adımını almamalıdır!
Önce garanti
Kuzey Irak'taki Türkmen kasabası Tuzhurmatu'da tezgâhlanan kanlı tahrik, zamanın zararımıza işlediğini dileriz herkese göstermiştir
Haberin Devamı

