Terörle mücadele konusunda oluşan düşüncelerin ortasında uzaktan kumandalı mayın patlatmak nasıl olur?
Son baskını örnek göstererek teröre karşı 25 yıldır yapılan mücadelenin hiç bir işe yaramadığını söyler, gencecik askerlerimizin boşuna öldüğünü iddia edersiniz ve halkın moralini yerle bir edersiniz.
Bunu kasıtla yapanları durdurmak kolay değil ama öfkeyle kendini kaybedenler var onlar bu gaflete düşmemeliler.
Geçmişte bir çok kent ve köyün PKK denetimine geçtiği dönemler yaşadık.
O günler geride kaldı.
Askeri mücadele başarıya ulaşıp terör örgütü tehdit niteliğini kaybettiği zaman başarıyı kalıcı hale getirecek önlemleri hayata geçirmeliydik, işte bunu yapamadık.
En büyük günahımız budur!
Fakirliğin ve eğitimsizliğin oluşturduğu sosyal ve ekonomik bataklık bu yüzden bölücü terör örgütüne tekrar militan üretmeye başlamıştır.
Ama kimse PKK ile savaşta en başa dönüldüğünü iddia etmemelidir. Neden?
Geçiş daha hızlı olsun
Aldığı dış desteklere rağmen PKK’yı sona yaklaştıran başarının tecrübesi ve yapılan hataların verdiği dersler, üstüne üstlük bölücü örgütün kana susamışlığı konusunda oluşmuş uluslararası mutabakat güçlü bir sermayedir bizim için.
Sivil kurumların ne düşündüğünü askerlerin merak etmesi dahi ilerlemedir.
Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un, askeri konularda düşünce üreten bazı kuruluşların temsilcilerini toplayarak onların görüşlerini dinleyecek olması, en azından doğru tedbirlere hız kazandıracaktır.
Mücadelenin askeri, ekonomik-sosyal ve siyaset boyutları var.
Stratejik araştırma kuruluşlarının sözcüleri herhalde dağdaki teröristlerle savaşta profesyonel personele geçiş sürecinin hızlanmasını tavsiye edeceklerdir.
Bu gereği, görev döneminde büyük başarılar elde etmiş Emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu da vurguladı:
“Karakollarla terör mücadelesi yürütmek mümkün değil. Teröristler nasıl hayalet gibiyse siz de hayalet gibi olacaksınız.”
Anti terör birliklerdeki profesyonellerin çoğaldığını, son zamanlardaki kayıp raporlarında “uzman çavuş” rütbeli isimleri sık duymaktan anlıyoruz. Bu geçişi ne kadar hızlandırırsak dağları teröristlerden o kadar erken temizleme olanağını buluruz.
Neden korkmuyorlar?
Elbette meselenin siyasi boyut vardır ve en büyük zorluk, Kuzey Irak’ın terörist yatağı olmaya devam etmesidir.
AKP burada pısırık bir politika yürütüyor.
Terörist barındıran bir toprağın egemeni insanlığa karşı sorumludur.
İşgal otoritesi Amerika başta, Bağdat ve Kuzey Irak Kürt yönetimi, artık karşılarında onurlu bir devleti ve milleti temsil etmeye lâyık muhataplar bulmalıdırlar.
Türkiye’ye düşmanlığın bedeli korkutmalıdır karşımızdakileri. Eğer korkutmuyorsa temsil edilmemizde sorun var demektir!
Terörle mücadelenin tabii ki ekonomik boyutu da var. Ama askeri boyutu çözümlendikten sonra.. Terör örgütü hiç bir olumlu adımın, tehdit gücü sayesinde gerçekleştiği propagandası yapamamalıdır.
Sıra belli: Önce dağı temizle, sonra işsizliği hallet!
Emekli Tümgeneral Pamukoğlu doğru bir hatırlatmada bulundu dün:
“Yıllarca bölgenin kalkınması için verilen krediler Akdeniz’de otel yapımına, İstanbul’da şirketler kurmaya gitti. Oralara yatırım yapılmadı...”
Dağları temizledikten sonra unutmayalım ve bu yanlışı tekrarlamayalım!
Önce dağlar
Haberin Devamı

