Onaralım kullanalım

Avrupa Birliği zirvesini Türkiye ipoteğinden kurtarma hayali gerçekleşmedi.Dünkü dışişleri bakanları toplantısı gibi 14-15 Aralık’taki zirve de aynı kadere ortak olacak görünüyor.

Haberin Devamı

Avrupa Birliği zirvesini Türkiye ipoteğinden kurtarma hayali gerçekleşmedi.

Dünkü dışişleri bakanları toplantısı gibi 14-15 Aralık’taki zirve de aynı kadere ortak olacak görünüyor.

Şu bir kere daha belli oldu:

Hükümetin limanlar konusundaki hamlesi aslında akıllı ve etkili bir adımdı. Ama oluşturulmasındaki şekil hataları yüzünden tam randıman alınamadı. Ancak yaralı hali bile işe yaramıştır.

Mesela Belçika ve İsveç, KKTC’ye uygulanan izolasyonların kaldırılması için AB tarafından verilen sözün karar metnine eklenmesini istemişlerdir.

Peki yerine getirilebilir mi?

Beklemiyoruz ama Türkiye’nin hamlesi, aleyhimizdeki pazarlık şartlarını dengelemiştir.

Komisyon Türkiye limanlarını Rumlara açsın diye müzakerelerin sekiz başlığını askıya alan bir müeyyide tavsiye etmiş, Rumlar bu sayının artırılması için bastırmıştı. Oluşan yeni şartlarda 8 başlığın azaltılması ihtimali vardır ama artırılması ve limanlar için Türkiye’ye süre verilmesi mümkün görünmemektedir.

O durumda devletin zirvesini karıştıran liman önerisinin hiçbir hükmü kalmayacaktır.

Ama bizce, bu öneriyi öldürmemeliyiz. Plan bir devlet kararı haline getirilirse Türkiye sadece azarlanan ve yönetilen konumundan kurtulur, hakları için direnen bir “eşit taraf” konumuna yükselir.

Çözüm yolunu tıkayan değil, açan taraf olmak şu dönemde çok yararımızadır. Ama önce devletin zirvesinde meydana gelen çatlaklar onarılmalı.

Bugün Başbakan ve Genelkurmay Başkanı, Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısı için bir araya gelecekler.

Bu fırsatı değerlendirsinler!

Başbakan’a lâzımmış!
Siyasi dokunulmazlıklar kalkacak ve ülke, seçilmiş ve atanmış kamu yöneticilerinin hesap verebildiği şeffaf ve dürüst bir yönetime kavuşacak...

Bu hayal maalesef bu dönem de gerçekleşmeyecek!

Pazar günü Star’daki “Her Açıdan” programında Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu bunu açık açık ortaya koydu.

Peki Başbakan’ın seçimden önce verdiği söz ne olacak? AKP yeni seçimde hangi yüzle oy isteyecek?

Bizce daha önemli soru şudur:

AKP’yi bu züle acaba hangi mecburiyet mahkûm etti?

Programda muhalefet milletvekillerinden biri aranan cevabı verdi:

İktidar, belediye başkanları için iki defa af girişiminde bulundu. Sonuncusu, bizzat Başbakan Erdoğan’ın gerçekleştirdiği bir geceyarısı operasyonu idi. Meclise geldi ve ilgisiz bir yasaya madde ekletti.

Ancak Anayasa’nın öngördüğü oy sınırı aşılamadığı için af gerçekleşmedi.

Belediye başkanlığı döneminden kalma dosyalar nedeniyle bu af Tayyip Erdoğan’a da çok lâzım.

Af çıkmadığı sürece o da dokunulmazlık zırhını çıkaramıyor.

Eğer güle güle kullansın diyebiliyorsanız deyin!

DİĞER YENİ YAZILAR