Ölümüne kurultay

Baykal gibi düzgün bir adamın bir gün parti kurultayını vehimlerle zehirlemekten çıkar umacağı durumlara düşeceğine kimse ihtimal veremezdi

Haberin Devamı

Baykal gibi düzgün bir adamın bir gün parti kurultayını vehimlerle zehirlemekten çıkar umacağı durumlara düşeceğine kimse ihtimal veremezdi.

Pamukkale'de bölgenin kurultay delegeleriyle yaptığı basına kapalı toplantıda "ölümüm doğal yoldan olmayabilir" demiş.

Ne demek istediğini anlamak için bir hafta önce Ankara'da düzenlediği toplantıda delegelere yaptığı konuşmayı hatırlamak gerekiyor.

Baykal o gün, parti içinde muhalefet bayrağı açan eski arkadaşlarını ihanetle suçlayacak kadar ileri gitmiş, 1926 yılındaki İzmir Suikasti'ne gönderme yaparak "ihanet kotası" deyimini kullanmış ve "arkadaşları Atatürk'e bile suikast düzenlemişlerdi" demişti.

Berbat ihtimaller
Deniz Baykal bu kurguyu 1 Mart Tezkeresi ve "Okyanus ötesi dış güçler" ile ilişkilendirerek derinleştirmeye çalışıyor.

Yani ABD, 1 Mart Tezkeresi'nin acısını CHP'den ve Baykal'dan çıkarmaya karar vermiş, bu amaçla partideki "hainler" i isyana tahrik ve teşvik etmiştir.

Bu senaryo sadece Baykal'ı deviren bir saray darbesi ile bitse yine iyi; "canıma bile kastedebilirler" demeye getiriyor!

Deniz Baykal bu komplo teorisine gerçekten inanıyorsa doktor yardımına muhtaç hale düşmüş demektir. Yok eğer koltuğunu korumak amacıyla kurultaya oyun oynamayı göze almışsa, yine siyasi ömrünü çoktan tamamlamış sayılmalıdır.

Baykal, kurultayın toplanacağı 29 Ocak'a kadar iddia ettiği komplonun ayrıntılarını ve kanıtlarını açıklama borcu altındadır.

Atatürk ve Baykal
Suikasti bile göze almış ihanet iddiası delillere dayanmıyorsa kuruntudur. Asıl ihanet, demokratik bir yarışı, rakipleri ihanet suçlamasının yükü altında bırakarak zehirlemektir!

Kurultay delegelerini olağanüstü bir mahkemenin buyrukla karar veren hakimleri gibi davranmaya zorlayacak komplolar üretmek de ihanet kadar ağır bir vebal değil midir?

Başarısız bir lideri demokratik yoldan indirmek, bunu istemek niye Atatürk gibi eşsiz bir adamı öldürmeye çalışmakla bir tutulacakmış?

Biri vatanı kurtarmış, Cumhuriyet'i kurmuş, öbürü partisini iktidar yapamadığı gibi muhalefette bile başarısızlığa sürüklemiş.

CHP'nin önceliği!
CHP gibi tarihi bir partinin kurultayı bu oyunları kendine hakaret sayacak ve gereğini derhal yapacak şuura, özgürlüğe ve sorumluluk duygusuna sahip bulunduğunu kanıtlamak zorundadır.

Düne kadar CHP'nin başına kim getirilmeli sorusu önem taşıyordu. Deniz Baykal'ın kuruntuları veya hilesi, her ne ise, öncelik ve önem sırasını değiştirmiştir:

CHP yenileşmenin ve yeniden iktidar şansı elde etmenin kapısını açmak istiyorsa Baykal'dan kurtulmak zorundadır.

"Ölümüne kurultay" bu partinin geleceği olamaz.

DİĞER YENİ YAZILAR