Amerika El Kaide tarafından vurulduğunda Başkan Bush Kongre’den dünyaya şöyle seslenmişti:
“Her ülkenin şimdi bir karar vermesi gerekiyor. Ya bizimlesinizdir ya da teröristlerle.. Bugünden sonra terörizme destek veren ya da koruyan her ülke ABD tarafından düşman rejimler olarak görülecektir!”
Başkan Bush’ta biraz empati duygusu olsaydı, nereden nereye geldiğini görür insanların kendisine ne gözle bakmaya başladıklarını tahmin eder, utanırdı.
Fazilet yoksunluğunun güçle birleştiği zaman ne büyük haksızlık faciaları yaratabileceği sorusuna Bush’un Amerikası’ndan daha korkutucu bir örnek tarihte zor bulunur.
Başkan Bush’un 20 Eylül’de dünyaya ilân ettiği “dost sayılma şartı” faziletli bir süper güç hesabına saygı uyandırıyordu. Ama kuralı en başta kendi çiğnedi.
Düşünebiliyor musunuz, çağın en vahşi terör örgütü, ABD’nin işgal ettiği toprakları yıllarca güvenli bölge olarak kullanmıştır.
Katiller sürüsü orada eğitilmiş, silâhlanmış, palazlanmış, Türkiye’ye sızıp alçakça saldırılar düzenleyip tekrar oraya kaçmıştır.
Talabani adlı kedi
Kalleş pusuların Türk halkında uyandırdığı yakıcı duygular Ankara’yı daha fazla erteleyemeyeceği bir karar noktasına getirmiştir artık.
Ve Amerika, Başkan Bush’un altı yıl önce terörü koruyan ülkelere yaptığı uyarının muhatabı durumuna düşmüştür.
Şükür ki gerçeği geç de olsa fark ettiler.
Bunun yarattığı tutum değişiklikleri olumlu etkilerini göstermeye başlamıştır. Amerika’nın Türkiye’yi feda edemeyeceğini belli etmesine bağlı gelişmeler PKK’nın Kuzey Irak’ta suyunu ısıtacaktır.
Dün Irak Devlet Başkanı Talabani’nin Dışişleri Bakanı Babacan’a, PKK elebaşılarının iadesini kabul edebileceklerini söylediği duyuruldu.
Prestijine zarar verecek bir dönüş sayılmaz; çünkü o Türkiye’ye kedisini vermeyeceğini söylemişti!
Aynı şekilde Kuzey Irak’taki Barzani yönetimi de yayınladığı bir bildiri ile terörü kınadı, topraklarını Türkiye’ye saldırı merkezi olarak kullandırmayacağını duyurdu ve PKK’ya silâhlı mücadeleyi bırakması çağrısında bulundu.
General yolu açtı
Daha önce neredeydiler?
Bunca fidanın yitip gitmesine niye sebep oldular?
Günahı Amerika’nın boynundadır.
Bir operasyonun Türk ve Amerikan askerlerini çatışma durumuna getireceği ihtimali Irak’taki Kürt yöneticileri için cüret kaynağı olmuştur hep. Operasyonu da bu riskin maliyeti geciktirmiştir.
Irak’taki Amerikan kuvvetleri komutanı General Petraeus dün BBC’ye verdiği demeçte, böyle bir ihtimalin çok düşük olduğunu söyledi.
Bu ifade “Kasıt olmadığı takdirde çatışma imkânsız” anlamına gelmektedir.
General David Petraeus’un açıklaması Türk askerine operasyon yolunu açan bir mesaj gibi algılanacağı için PKK’yı Kuzey Irak’ta korumasız bırakmaya yarayacaktır.
Ama terörü siyaset aracı olarak kullanan ahlâksızlık köklü çözümü getiremez. Köklü çözüm, terörü samimi olarak reddeden bir ahlâka sadakatla bağlı taraflar gerektiriyor.
Sağduyu ve adalet arayışı gelişmeleri olumlu yönde etkilemeye başlamış gibi görünüyor ama...
Petrole tapan bir süper gücün
yarın ne yapacağını kimse bilemez!
Olumsuz güç!
Haberin Devamı

