Olumlu işaretler

Haberin Devamı


Ateş bacayı sarmaya başlayınca Başbakan duruma müdahale etmek zorunda kaldı.
Demokratik tepkilerin bu kadar çabuk karşılık bulması, güven demesek de ümit verici bir durumdur.
Başbakan dün TV’lerin canlı yayınında, laikliğin altı oyuluyor iddiasına kanıt gösterilen yeni anayasa için “Daha ortada bir şey yok” dedi.
Sonra yükselen tansiyonu indirmek için soğuk su serpti: “Önce içimizde, sonra kamuoyunda ve mecliste tartışacağız, en sonunda halka gideceğiz. Telâşlanmayın, tartışacak zamanımız var, acelemiz yok!”
“Koca anayasa çalışması”nın bir tek türbana indirgenmesi Başbakan’ı çok kızdırmış; “çok çirkin” dedi yüzünü buruşturarak.
Ama hak veremeyiz itirazına.
Tek kötü madde bile mükemmel bir anayasayı kötü anayasa yapar. Üstelik sızdırılan taslakta birden çok kötü madde bulunuyor.
En sancı veren yer de, laiklik ilkesinin zedeleneceği korkusunu yaratan türban hazırlığıdır.

İki önemli uyarı

Başbakan “Ortada henüz bir şey yok” dese de türban sorununu anayasaya madde koyarak çözmeyi kendisi seçmiştir.
Nitekim yabancı medyaya verdiği mülâkatta “Yüksek öğrenim hakkı bir kızın giydiklerinden dolayı kısıtlanamaz” demiş ve siyaset yapanlar için ilk görevin bu sorunu çözmek olduğunu söylemiştir.
Yani iktidardan şüphe duyarak tepki gösteren kurumlardan şikâyete iktidarın hakkı yoktur.
Hayatımızı düzenleyecek bir metne son şekli verilene kadar sessiz mi kalacağız?
YÖK Başkanı Teziç dün Rektörler Kurulu adına “Anayasa’da kılık kıyafet serbestliğini öngörecek bir düzenleme yapmanın hukuken mümkün olamayacağını” söyledi.
Aynı saatlerde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’dan da kamusal hafızamıza kazınması gereken uyarılar geldi:
“Yargı organlarınca ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nce yasak getirilen fiiler, anayasada değişiklik yapılarak yasal hale getirilmemelidir!”
Onayın sınırı var
Başbakan dün muhalefeti frenlemek arzusu ile kamuoyunun karşısına çıktıysa ne sağlamış olabilir?
Körü körüne bağlı olanlar kendisine güç verir belki ama haklılık vermez. Haklılığı sadece muhaliflerini ikna ederek kazanabilir.
Dün ikna edici olamadı.
Zora her düştüğünde “Onay makamının millet” olduğunu tekrarladı.
Yürüdükleri yolu değiştirmedikleri takdirde, referandumda elde edilecek oy sayılarının kötü anayasayı iyi bir anayasa yapmayacağı gerçeğini nedense ihmal etti.

Bu iş nereye gider?
Herhalde “İnceldiği yerden kopsun” deyip referanduma koşmayı sürdürmeyecektir. Referandum yoluyla halka onaylatılacak hedefin sınırlarını bunca tecrübe öğretmiştir ona...
“Tutturmuşlar bir laiklik elden gidiyor... Millet istedikten sonra tabii gidecek yahu!” demeyecektir herhalde.
Başbakan’ın tansiyonu düşürme çabası ve acele etmeyecekleri vaadi olumlu işaretlerdir.

DİĞER YENİ YAZILAR