Olmamalı

Fransa’ya gıpta etmemek elde değil. Cumhurbaşkanlarını bugün aracılarla değil kendileri seçecekler

Haberin Devamı

Fransa’ya gıpta etmemek elde değil. Cumhurbaşkanlarını bugün aracılarla değil kendileri seçecekler.

Oyların yarıdan fazlasını alan bir aday çıkmazsa en çok oy alan iki aday 6 Mayıs’ta tekrar yarışacak.

Fransızlar adaylarını en az bir yıldır biliyorlar. Hiç bir sürprize yer yok onların seçiminde. Cumhurbaşkanı’nın huyu, suyu, namusu, hatta belli olaylar karşısındaki içgüdüsel tepkileri bile deşifre edilmiş halde.

Biz de cumhurbaşkanı seçiyoruz.

Huyu, suyu bir yana adını bile bilmiyoruz. Meclis Başkanı Arınç dün, bu sürecin çok iyi yönetildiğini söylüyor ve “Her şey çok normal, her şey çok belli” diyordu.

Milletle alay etmek değil mi bu?

Aday başvuru süresinin dolmasına dört gün kalmış, sanki tombala çekilişi yapılıyor.

AKP’nin üç büyükleri son altı ayı, Çankaya’ya çıkmak niçin haklarıdır; bunu gerekçelendirip halkı inandırmak için kullandılar.

“Özde laiklik”in önemsenip “taklitlerinden sakınınız” uyarısının yapıldığı günden beri ise bu yüce görevden feragat etmenin faziletini yücelten nutuklar dinliyoruz.

Türkiye’nin huzuru, AKP’nin düşük profilli bir adayı Çankaya’ya çıkarmasına bağlıdır. Neden?

AKP’nin laik cumhuriyete inancı ve sadakatı konusunda şüphe vardır.

Bu şüpheyi aşmanın yolu, önümüzdeki genel seçimde partinin meclise sokacağı milletvekillerinin nitelikleri konusunda göstereceği titizliktir.

Tayyip Erdoğan partinin başında kalırsa yapabilir bunu. Kalmalı ve AKP’ye nasıl bir kimlik biçmiştir, onu net olarak göstermelidir.

Doğru insanları seçer ve irtica korkusu taşıyan kitlenin güvenini kazanırsa istediği yere, entrikalara gerek kalmadan halkın oyu ile ulaşabilir.

Zaten bu son olmalı; cumhurbaşkanını artık biz de iki turlu seçimle halka seçtirmeliyiz!

*****


Yanılıyor!
Bir çok Batılı yayın organı Başbakan’ı Çankaya’ya çıkmaya teşvik ediyor.

Mesela İngiliz The Economist dergisi, AKP iktidarının gerçekleştirdiği ekonomik ve demokratik reformlarla büyümeyi övdükten sonra laik kesimin Başbakan’a itirazını yanlış bulduğunu yazdı.

Bu tesbitte haklılık payı bulunsa dahi “Erdoğan’ın dinsel köklerine rağmen Türkiye’nin laik yapısına müdahale etmediği” iddiasına gözü gören, aklı olan kaç kişi katılabilir?

Türkiye’nin laik yapısı güvencede değildir. İnsan her gün beraber olduğu çocuğunun büyüdüğünü farketmez. Biz de aynı durumdayız.

Ama gözümüzü açarsak görürüz:

Bu iktidar Türkiye’nin görüntüsünü değiştirmiştir. Yönetenlerimiz, resmi ziyaretlerde ağırladığımız Araplardan daha Arap görünmeye başladılar.

Laiklik yerine daha Müslüman bir yapıyı rejime monte etmekten söz eden Başbakanlık Müsteşarı’nın varlığı bile meydan okumadır.

DİĞER YENİ YAZILAR