Haber gazetecinin namusudur. Onu korumak için bazen meşru savunma mecburiyetine düşebiliyoruz.
Ben bugün öyle bir durumdayım.
Dün, konuştuğum "yüksek derecede bir siyasi yetkili"nin bana şunu söylediğini yazdım:
"Dört tane AWACS uçağına şu dönemde 1,5 milyar dolar ödemek bizim için lükstür. Ama yanlış anlaşılırız endişesi ile istemeye istemeye bunları alacağız."
Başbakan'ın anlaşmayı, sürenin dolmasına 15 dakika kala Hava Kuvvetleri Komutanı'nın gece yarısı ziyareti sonrası imzalamış olması bu açıklamanın temelini güçlendiriyordu.
Haber VATAN'ın manşeti oldu.
Açıklamak farz oldu
Anadolu Ajansı'ndan dün gelen haber beni üzdü ve şaşırttı. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda VATAN'ın manşetini konu alan soruya şu cevabı vermişti:
"Genelkurmay Başkanlığı 'ihtiyacımız yok' dese belki bu uçakları almazdık, ancak onlar ihtiyaçları olduğunu dile getirdikleri için alınmasına karar verilmiştir.
Bu tercih neye göre yapıldı, onu bilemem.
Bence demokrasi bakımından aksayan en önemli husus 1,5 milyar dolarlık bir alışverişte Meclis ve Meclis Bütçe Komisyonu'nun onayının olmamasıdır. En önemli eksiklik budur."
Ajans Vecdi Gönül'ün "ABD'ye karşı bir jest yapılmamıştır" dediğini haberinin başlığına çıkarmıştı.
Bu noktada kaynağımı açıklamak, hak olmanın ötesinde şart olmuştur:
Haberin kaynağı, bizzat Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'dür.
Siyasetçilere ders
Gönül, Amerika'daki NATO toplantısından dönüşünde tezkere kırgınlığı nedeniyle Washington'da bütün kapıların yüzüne kapandığı yolundaki haberler üzerine "Bizim herhangi bir randevu talebimiz olmadı" demek için beni aramıştı.
Ama ilişkilerdeki soğumayı hissettiğini, karşılıklı güvenin tekrar oluşması için biraz zaman ve çokça anlayış gerektiğini, Türkiye'nin de 4 AWACS'la ilgili satın alma kararını bu duyarlılık adına verdiğini telefonda söyledi.
Ben haberin kaynağını, devlet adamlığı kimliği, gözümde siyasetçi kişiliğine ağır basan Vecdi Gönül'ü gereksiz polemiklerden zarar görmesin diye sakladım.
Çünkü burada önemli olan Türkiye'den açıkça özür dilemesini isteyen Amerika'ya "onurumuzla oynama, samimiyetimizi anlatan jestlere bak" mesajını vermekti.
Bunu Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül anlamadı ama bütün siyasetçilere ders olacak yararlı bir tecrübenin kazanılmasına yardımcı oldu:
Gazeteciler, hayatlarını yüksek sesle yaşamak zorunda olan bir mesleğin mensuplarıdır. Ertesi gün yalanlamak zorunda kalacakları sırları siyasetçiler bizlerle paylaşmamayı öğrensin!
Olmadı Vecdi bey!
Haber gazetecinin namusudur. Onu korumak için bazen meşru savunma mecburiyetine düşebiliyoruz. Ben bugün öyle bir durumdayım
Haberin Devamı

