Kredi Kartları Yasası meclisin bu dönem gerçekleştirdiği en hayırlı işlerden biri olacak.
Türk halkı kredi kartı sayesinde gelirinin üzerinde harcama yapmanın cazibesine kapıldı. Bu sayede bazı lükslere erken kavuştu ama hesabını bilmeyenlerin de hayatı karardı.
Tabii toplumu sarsan facialar tümüyle ödeme güçlüğüne düşenlerin kusuru değildir.
Aldıkları maaşlar memurların yarıdan fazlasını yoksulluk sınırının altında bir yaşama mahkûm ediyor. Ama bu insanlar kamu personeli gibi yaşamak zorundadır.
Olanaklarının yetmediği yerde kredi kartlarını kullanmışlar, kontrolü kaybettiklerini farkettikleri noktada kendilerini uçurumun dibinde bulmuşlardır.
Harcayanlar ve dara düşenler kadar uçuruma yuvarlanışı seyreden kredi kurumlarının da sorumluluğu vardır.
Kredi Kartları Yasa Tasansı yarın mecliste son şeklini alırken fedakârlık adil bir biçimde paylaştirılmalıdır.
Tedbirler, öneriler
Yasa ile bir kişinin sahip olduğu kredi kartlarının toplam limiti, o kişinin aylık gelirinin iki katını aşmayacak. Bu esaslı bir koruma tedbiridir ve müzakerelerde fazla esnetilmemelidir.
Yeni dönemde aylık asgari ödeme tutarı toplam borcun yüzde 20'sine çıkıyor. Bu rakam eskiden yüzde 10'du.
Bizce tüketiciyi koruyan bu tedbir ilk aşamada ödeme güçlüğüne düşen kart müşterilerinin sayısını arbrabilir. Böyle bir sakınca ise yüzde 20 uygulamasının 6 ay sonra başlayacağını hükme bağlayan bir geçici madde ile göğüslenebilir.
Yasa, icra takibine uğramış kişilere, kredi kartı borçlarını yüzde 22 yıllık faizle ve 12 eşit taksitle bir yılda tasfiye etme hakkını tanıyor. Burada unutulan şudur:
Birçok borçluyu canından bezdiren rakamlar yüzde 100'ün çok üzerindeki faizlerle oluşmuştur. Evet bu felâketli faturayı bilinçsiz tüketicinin okumadan imzaladığı taahhütnameler yaratmıştır ama tasarıdaki şartlar sorunu çözmeyecektir.
Nasıl olsa borç silinmiyor, enflasyon da elverdiğine göre yüzde 22 faiz yarıya indirilebilir, borç tasfiyesi de 24 taksitle iki yıla yayılabilir.
Nasıl yem olmayız?
Tabii asıl önemli olan cenazeyi kaldırdıktan sonra aynı felâketi tekrar yaşama bahtsızlığına düşmemektir.
Krediyi gelire orantılı olarak limitleyip aylık ödeme rakamlarını yükseltmek yerinde tedbirlerdir ama asıl tedbir tüketici bilincini geliştirip eyleme geçirmektir.
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener dün haklı olarak uyanyordu:
"22 banka var. Her birinin faiz oranı farklı. Yüzde 2 faiz uygulayan var, yüzde 7 işleten var. Kart alırken tüketicinin buna dikkat etmesi lâzım."
Çok doğru. Eğer düşük faiz uygulayan bankanın fedakârlığı tüketici tarafından fark edilmiyor ve takdir görmüyorsa o piyasada rekabetin işlemesi mümkün değildir.
Rekabet, piyasadaki aslanların birbirini yemesidir.
Rekabet yoksa aslanlar birlik olup tüketiciyi yerler.
Biz de bunu yaşadık!
Öldüren kartlar
Kredi Kartları Yasası meclisin bu dönem gerçekleştirdiği en hayırlı işlerden biri olacak. Türk halkı kredi kartı sayesinde gelirinin üzerinde harcama yapmanın cazibesine kapıldı. Bu sayede bazı lükslere erken kavuştu ama hesabını bilmeyenlerin de hayatı karardı
Haberin Devamı

