Oldu bitti tezgâhı

Pusuda bekleyen içten pazarlıklılık öylesine bir kükredi ki Mehmet Dülger ne yapacağını, ne diyeceğini bilemedi

Haberin Devamı

Pusuda bekleyen içten pazarlıklılık öylesine bir kükredi ki Mehmet Dülger ne yapacağını, ne diyeceğini bilemedi.

Aynı zamanda TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı olan AKP Milletvekili Dülger, Demokrat Parti geleneğinden gelen bir ailenin ve fikriyatın mensubudur.

Yaygın bir düşünceye sözcülük etmiş "Emine Hanım Çankaya Köşkü'ne çıkarsa başını açmalı" diyerek bir medeni cesaret göstermiş, fakat lâfı adeta ağzına tıkılarak pişman edilmiştir.

Kuş gribi ile ilgili haberlerin gündemi örtmesi normaldir ama siyaset kurumu ilk fırsatta bu konuya dönmeli, enine boyuna tartışmaya başlamalıdır. Aksi tutum devekuşu siyaseti olur.

Dülger "Real politiği iyi ölçmek, tartmak lâzım" dedi. Bu, tartışma ile olur. Mehmet Dülger'i susturmaya ve tartışmayı önlemeye çalışanlar, meclisteki çoğunluk gücüne dayanarak bir oldu-bitti tezgâhı hazırlayanlardır.

Ortak kimlik yok
Türkiye'de bir türban sorunu var. "Bu sorun toplumsal mutabakatla çözülecek" diyen Tayyip Erdoğan'dır.

O mutabakat sağlanmadan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesi, eşinin durumundan ötürü bu vaadinin inkârı olur. Diyorlar ki;

"Emine Hanım Çankaya'nın bu tarafında iken bir şey olmuyor da, yolun karşı tarafındaki köşke geçince mi sakıncalı oluyor?"

Mehmet Dülger'in önemsenmesini talep ettiği siyasi gerçekçilikle olaya bakanlar bu soruya "Evet" diyeceklerdir "Sakıncalı oluyor. Çünkü yolun altı iktidardır, üst tarafı devlet!"

Siyasette cesaret önemlidir ama ahlâk daha önemli bir erdemdir. Dülger'in en azından şu uyarısı dikkat göstermeye değer niteliktedir:

"AK Parti, başka başka kaynaklardan gelen insanlarla meydana gelmiş bir parti. Gelenler, geldikleri partinin ilkelerini bırakacaklar, yeni bir kimlik oluşturacaklar. Çalışma yapmalan lâzım. Ama öyle bir çalışma yapılmış değil parti bünyesinde."

Maceraya önlem
Evet, iktidar yetkisi taşıyan bir partinin katlanamayacağı kadar büyük bir boşluk yaşıyor AKP

"Milli Görüş gömleğini çıkardık" demek yeni bir kimliği tarif etmeye yetmiyor. Özellikle siyasal İslâm'ın hedeflerini gözeten niyetlerin her imkânı zorlayan fırsatçılığı, AKP içinde Milli Görüş'ten gelenler dışındaki grupları bir noktada "Acaba kullanılıyor muyuz?" şüphesine düşürecektir. Hatta düşürdü bile.

Mehmet Dülger'in çıkışında bu tedirginlik hissedilmektedir.

AKP'nin kimliğini oluşturacak ortak görüşü arayıp bulmak hayati önem taşımaktadır. Öbür grupları sindirip susturan Milli Görüş yandaşlan, Çankaya'yı elde etmek uğruna partiyi feda edebilirler.

Ama ortak kimliğin yaratacağı sahiplik duygusu maceracılığa geçit vermez.

İçten pazarlıklılara meydanı boş bırakmayalım!

DİĞER YENİ YAZILAR