Öğretmenlere tehcir gibi...

Haberin Devamı

Türkiye Büyük Millet Meclisi, dur durak bilmeyen bir “demokrasi paketi” matbaası gibi çalışıyor.
Beş ve altıncı paketler tartışılırken onları ikinci plana düşürecek önemde başka bir hamle gündemin ön sıralarına sıçradı.

Dershanelerle ilgili tasarıda yer alan bir düzenleme Milli Eğitim örgütünün altını üstüne getirecek gibi görünüyor.
Dershanelerin varlığına son verecek olan yasa bakanlıkta da acımasız bir tasfiyeyi öngörüyor.

Müsteşar dışında bakanlıktaki tüm bürokratlar ile il milli eğitim müdürlerinin görevleri sona erecek.

Daha sonra aranan niteliklere sahip olanlar geri alınacak.
Böylelikle istenmeyenleri ayıklama operasyonu, uygun memurların mülâkatla seçilmesi şeklinde oyunlaştırılacak.
Kanunun çıktığı gün 4 yıldan fazla süredir görev yapan okul müdürleri ve yardımcıları ile binlerce yöneticinin görevi sona erecek.

Bakanlıktan ayrılacak 200 dolayındaki üst yönetici, Ömer Dinçer döneminde tasfiye edilen 300 bürokratın “kızağa çekildiği” Beşevler’e gönderilecek.

Tasarı, cemaate yönelik bir hınç alma isteğinin eylem planı olarak duruyor.

Türk Eğitim-Sen Başkanı İsmail Koncuk, yasa değişikliğini diktaya giden yolun döşenmesi diye tarif ettikten sonra şunu belirtti:

“Yaklaşık 100 bin okul yöneticisinin görevi sona erdiriliyor. Cumhuriyet tarihinde böyle bir uygulama yok!”
Doğru; bu çapta bir personel operasyonu acımasızlıktır.
Zorunlu göç insafsızlığının adı olan tehcirdir.

Bu insafsızlık kendini sürdüremez.

İyisi mi geri alınmalı, demokratik katılımın zenginliği ile intikam tutkusundan temizlenerek tekrar gelmelidir.

Terör suçlamasını kabul etmemeliyiz

Bu iktidar Türkiye’yi kim bilir kaç on yıllar sürecek düşmanlıkların hedefi durumuna soktu?

Türkiye ki; evinde terörist besleyen komşuların gaflet ve hıyanetinden çok zarar görmüş bir ülkedir.

Bu nedenle hiçbir neden bizi Suriye’deki iç savaşta taraf durumuna getirmemeli idi.

İyi komşuluğun gereği olarak mültecilere sığınma hakkı vermenin cömertliği, çatışmada taraf hâline düşmemiz yüzünden değerini kaybetmiştir.

Yapılan hata idi.

Bunu çocuklardan sonra Ankara’dakiler de gördü.
Ama o da ne?

ABD Hazine Bakanlığı, bazı kişi ve şirketlerin Türkiye üstünden El Kaide bağlantılı El Nusra örgütüne para ve adam yolladığını iddia etti.

Washington yönetimi Türkiye’yi resmen suçlamazdı. Artık çekinmiyor.

Dikkat!

Ankara politikasını değiştirdiğini bu tür iddiaları reddederek göstermelidir.

DİĞER YENİ YAZILAR