Öğretmene bak!

Biri lise, ötekiler ilköğretim okulu öğrencisi beş çocuk hakkında bir yıldan yedi yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı

Haberin Devamı

Biri lise, ötekiler ilköğretim okulu öğrencisi beş çocuk hakkında bir yıldan yedi yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Bu çocuklar, devlet malına zarar vermekle suçlanıyorlar!

Eski raylarda hızlı tren mi devirmişler?

Ateşle oynarken devletin ormanını veya bir binasını mı yakmışlar?

Hayır top oynamışlar!

Okulun avlusunda oynarken top gitmiş, cam kırmış.

Ahmetli ilçesindeki Gazi İlköğretim Okulu'nun müdürü Hamide Selvitepeli (23 yıllık eğitimci!) önce polise, sonra savcılığa şikâyette bulunmuş.

Polis çocukları toplayıp merkeze götürmüş, kimlik tespitlerini yapmış, yaşları küçük diye bırakmış. Ama soruşturma yürümüş ve haklarında 1 ile 7 yıl arasında hapis istemiyle Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açılmış..

Şanssız Manisa
Beş öğrenciyi dün polis evlerinden toplayıp cezai ehliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için hastaneye götürdü. Cezai ehliyetleri varmış!

Şimdi çocuklar korkudan titreyerek mahkemeye çıkacakları günü bekliyorlar.

Ne diyeceğimizi bilemiyoruz.

Manisa hep çocuklara hoşgörüsüzlüğün ve sevgisizliğin kaba saldırılarla kendini ele verdiği olaylarla mı anılacak?

Yedi yıl önce liseli gençleri gizli örgüt üyesi oldukları iddiasıyla toplayıp gözaltında olmadık işkencelere tabi tutan merhametsizlik ve haksızlık dersini almadı mı?

Manisa'nın iyi insanları "Bize ve kentimize kötülük ediyorsunuz, yeter artık" diye bağırmayacak mı bu sevgi ve anlayış fukaralarına?

Vazife çıkarmak
Çocuklardan üçü kardeşmiş.. Babaları "Camları taktırmak istedim ama müdire hanım davasından vazgeçmedi" diyor.

Bu eğitimciye (!) ünlü Fransız düşünürü Simone Weil'in bir sözünü hatırlatmak istiyorum: "Yüzyıl sonra ne tip bir evde oturduğumun, ya da ne çeşit bir araba kullandığımın önemi kalmayacak. Ama bir çocuğun hayatında önemli olduğum için dünya farklı olabilir.."

Halil Cibran'ın da diyeceği var:

"Kendinizi çocuklara benzetmeye çalışabilirsiniz ama onları kendinize benzetmeye kalkışmayın hiç."

Hoca hanımı hangi duygu veya öfke, çocukların masumiyetine böylesine kaba bir saldırıda bulunmaya itti bilmiyoruz ama yaptığı, hele bir eğitimciye hiç yakışmamıştır.

Yanlışının doğurabileceği tek teselli, bu hanımefendinin okul müdürü olma yeterliliğine sahip bulunmadığının açığa çıkması ve bakanlığın onu görevinden alması halinde öteki çocukların da kurtulmasına imkân yaratılması olabilir.

Böyle bir icraat, Milli Eğitim Bakanlığı'nca yayınlanacak "çocukları sevin" temalı bir genelgeden kat kat etkili olur!

DİĞER YENİ YAZILAR