Atatürk'ü bu ölüm yıldönümünde de karmaşık duygular içinde anıyoruz.
Ona beslediğimiz sevgi, saygı ve minnet, dehasını bize kanıtlayan her yeni olayda büyüyor ama şöyle bir tedirginlik de sürekli zihnimizi meşgul ediyor:
Yaradan'ın bu harika adam eliyle lütfettiği fırsatları acaba millet olarak tam değerlendirebildik mi?
Atatürk'ün ışığını İngiltere Başbakanı Lloyd George, daha Çanakkale Savaşı sırasında keşfetmişti. Şu sözler ona ait:
"İnsanlık tarihi bir kaç yüzyılda bir ancak dâhi yetiştiriyor. Şu talihsizliğe bakın ki o dâhi bugün Türkiye'de doğmuştur.."
Mustafa Kemal, bu milletin en karanlık günlerine doğmuş bir güneştir.
Önderliği ile yaptığı devrimler, yarattığı eserler, çağının en şaşırtıcı basanları, başlı başına mucizelerdir. Avrupa Birliği'ne üye olma iddiamızın temelinde bile onun devrimleri ve hedef olarak verdiği muasır medeniyete ulaşma direktifi vardır.
Barışın temeli..
Geçen yüzyılın başında Mustafa Kemal ile kaderini değiştiren Türk Milleti yeni yüzyılda demokrasi projesini mükemmelleştirecek olan süreci inançla tamamlama sorumluluğu altındadır.
Ona ve onu bize lütfeden Yaradan'a teşekkürümüzü ancak böyle sunabiliriz.
Ama içerde laiklik ilkesini Cumhuriyet değerlerinden budamaya, dışarda Türkiye'ye "ılımlı İslâm demokrasisi" elbisesi giydirmeye çalışanları durdurmayı başaramazsak, tarihin en utanç verici yenilgisine mahkûm oluruz.
Bu ülkenin insanlarını kadercilikten yaratıcılığa, ümmetten millete yükselten Cumhuriyet'in temel direklerinden biri laikliktir. Laiklik, demokrasinin de şartıdır.
Türkiye'de düşünce ve inanç özgürlüğünün güvencesi olan laiklik sayesinde din sömürüsü önlenebilmiş ve toplumsal barış sağlanmıştır.
Din sömürüsünün konrroldan çıkması, süreci tersine çevireceği için toplumsal barış tehlikeye sokacaktır.
Niçin sevmezler?
Gericilerin niçin Atatürk'e düşman olduklarının cevabı Atatürk'ün din ve din sömürüsü üstüne ortaya koyduğu görüşlerde mevcuttur:
"Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur. Yalnız şurası var ki, din Allah ile kul arasındaki bağlılıktır. Softa sınıfının din simsarlığına müsaade edilmemelidir. Dinden maddi menfaat temin edenler iğrenç kimselerdir. işte biz bu vaziyete karşıyız ve buna izin vermiyoruz. Bu gibi din ticareti yapan insanlar saf ve masum halkımızı aldırmışlardır. Bizim ve sizlerin asıl mücadele edeceğimiz ve ettiğimiz bu kimselerdir.."
Atatürk bilincinin gücü, onun ahlâkından, çağdaşlığından, vatan ve millet sevgisinden geliyor.
Hür düşünme yeteneğine sahip bütün Türk vatandaşları, Atatürk'e zarar vererek Türkiye'de iyi bir şey yapılamıyacağının bilincindedirler.
Atatürk öldü ama eseri bu sayede sonsuza dek yaşayacaktır..
O hep güneşimiz
Atatürk'ü bu ölüm yıldönümünde de karmaşık duygular içinde anıyoruz. Ona beslediğimiz sevgi, saygı ve minnet, dehasını bize kanıtlayan her yeni olayda büyüyor ama şöyle bir tedirginlik de sürekli zihnimizi meşgul ediyor...
Haberin Devamı

