Her şerde bir hayır arayan atasözü dileriz kendini bir kez daha kanıtlar.
Yemin krizini aşma çabaları dün Meclis’te sürerken CHP lideri Kılıçdaroğlu bir öğrenci grubuna yaptıkları direnişi şu ifadelerle savunuyordu:
“Sizin gibi iki öğrenci parasız eğitim istediği için 14 aydır tutuklu. Bu gençlerin sesini duyan var mı? Eğer biz yemin etseydik, tutuklu milletvekillerinin de kimse farkına varmayacaktı.”
Ferhat Tüzer ve Berna Yılmaz adındaki gençlerin uğradıkları haksızlık 14 değil 16 aydır sürüyor.
Örgüt üyesi oldukları iddiasıyla 15 yıla kadar hapisleri isteniyor. Ne yapmışlar bunlar?
Cinayet mi işlemişler, devlete, millete ihanet mi etmişler?
Hayır.. Suçları Başbakan’ın katıldığı bir toplantıda “Parasız eğitim istiyoruz” pankartı açmak!..
Bu yüzden 14 Mart 2010 tarihinden beri cezaevindeler.
Onların içeride unutulup çürümemeleri için sorunu gündeme getiren gösteriler de işe yaramıyor. Protesto eylemi yapanlar biber gazı eşliğinde dayak yedikleriyle kalıyor.
Türkiye seçimden yeni çıktı. İstikrarlı bir yönetime imkân verecek bir sonuç alındı.
Ama manzara bu başarıyla uyumlu değil. Bir parti mecliste hiç yok, ana muhalefet var ama yok! Çalışmalara katılmıyor.
Bu sürdürülebilir bir durum değil. Hiçbir parti bu krizden menfaat çıkarabileceğini umamaz. Galiba o gerçeği fark etme noktasına herkes geliyor.
Meclis Başkanı Cemil Çiçek önderliğinde tüm tarafların onurunu gözeten bir çözümün ufukta göründüğünü söylemek hayalcilik sayılmamalıdır.
Ama CHP yemin direnişini savunurken örnek gösterdiği eylem nedeniyle gençlere borçlanmıştır.
Yemin krizine çare bulmak artık bu hatırlatmadan sonra yarım çözüm olacaktır.
Dışarıdaki imajımız düzelse bile biz iki masum gencin içeride kaldığını bileceğiz.
İmajımız düzelsin elbet. Ama vicdanlarımız da azap içinde kalmasın. Kriz işe yarasın!
Neden rahat?
Deniz Feneri soruşturması ilginç bir kıyas olanağı yaratacak.
İktidara yandaş olanlar ile bağımsız veya muhalif duruş sergileyenlerin yargıda görecekleri muamele arasında fark olacak mı; bunu göreceğiz.
RTÜK üyesi Zahid Akman dün savcıya 8 saat ifade verdi. Herkes Akman’ın tutuklanmasını beklerken o akşam üzeri yeniden Emniyet’e geri gönderildi.
Tutuklanmaması mümkündür.
Çünkü kaçmaz!
Gazeteport internet sitesi dün onun “güle oynaya gözaltına” gittiğini haber veriyordu.
Tabii ki güler; kendileri için korkacak bir şey olmadığını bilmenin rahatlığını yaşıyor olmalı.
Hâkim de bu rahatlığı görürse kaçmayacağından emin olur ve tutuklama tedbirini işletmez.
Geriye delillerin karartılmasına tedbir almak kalıyor değil mi?
Soruşturma 2 yıl 10 aydır sürdüğüne göre karartılacak delil de kalmamıştır zaten.
Haydi geçmiş olsun!
O gençleri unutmayın
Haberin Devamı

