Nüfus bombası

Ekonominin sürekli büyüdüğü konusundaki haberler, işsiz yığınlara küfür gibi geliyordur! Türkiye yaman bir çelişki yaşıyor. Dünya Bankası raporunda belirtildiği gibi, ekonomideki iyileşme beklentilerin üstünde gerçekleştiği halde istihdam sorununa çözümde mesafe alınamadığı yakıcı bir realite...

Haberin Devamı

Ekonominin sürekli büyüdüğü konusundaki haberler, işsiz yığınlara küfür gibi geliyordur!

Türkiye yaman bir çelişki yaşıyor.
Dünya Bankası raporunda belirtildiği gibi, ekonomideki iyileşme beklentilerin üstünde gerçekleştiği halde istihdam sorununa çözümde mesafe alınamadığı yakıcı bir realite.

İstatistik Kurumu'nün dün açıkladığı veriler, ekim ayında işsizlik oranının yüzde 10'un üstüne çıktığını gösterdi. Bu oran geçen temmuzda yüzde 9,1 idi.

İşsizlik genç nüfusta daha da yaygın: Yüzde 18,8... Genç işsizlerin toplumun huzur ve güvenliği için doğurduğu tehdidin ayak seslerini büyük kentlerin asayiş istatistiklerinde duyuyoruz.

Büyüme alternatifinin yanında başka
çareler de üretmek zorundayız.

Öylesine yüksek bir nüfus artışı var
ki, büyüyen ekonominin yarattığı istihdam talebi, nüfus hızına asla yetişemiyor.

Başbakan Erdoğan "Allah ne verdiyse çoğalın" demişti.

İktidar sorumluluğunu yüklendikten sonra yüz yüze geldiği gerçekler ona hayatin pek çok alanda ezberi ile uyuşmadığını öğretti. Ama din üzerinden siyaset yaptiğı dönemde sarfettiği bu sözünü geri aldığını duymadık.

Tayyip Erdoğan, yaşam garantileri sağlanmamış mutsuz çocukların ülkeye de, her adımında gözettiği dine de hayrı olmayacağını anlamalıdır artık.

İşsizliğin içindeki sosyal bombanın fitili ateş almıştır. Herkes aklını başına toplasın!

Titre ve kendine gel!
Nükleer bomba peşindeki İran'ın tehdit yaratma riskini, aşırı muhafazakâr yeni Cumhurbaşkanı Ahmedinecad daha da artırıyor.

İran'ın yakın bir gelecekte nükleer bombaya sahip olacağı ihtimali bulunmasaydı Ahmedinecad'ın "İsrail'in haritadan silinmesi gerekir" sözleri bu kadar ciddiye alınmazdı.

Mollalar rejimi yalnızlıktan kurtulmak istiyor. Türkiye'ye yapmak istediği ziyaret için Ahmedinecad'ın resmi olmayan yollardan yaptığı sondaj, "buyursun gelsin" cevabı almadı. Bu çok normal..

Türkiye, iran'a karşı oluşmuş uluslararası cephenin dışında kalamaz. Aksi halde Irak'ta ödediğimizden daha ağır bir bedelle karşı karşıya kalırız.

Bizim için ideali, atom silâhına sahip olmayan bir İran'a savaşsız ulaşmaktır.

iran'ı yalnızlığa mahkûm etmek bu amacın aletlerinden biriyse ve bunun karşılığı da mollalar rejiminden doğalgaz ambargosu yiyip soğukta titremek ise katlanmalıyız.

Zaten doğalgaz bağlamındaki iki olay, enerji politikamızın Rusya'da buza, İran'da kuma yazılmış olduğunu bize öğretti.

Türkiye, enerji üretiminde dışa bağımlılığı azaltacak mecburiyeti ne kadar erken fark ederse o kadar iyidir.

DİĞER YENİ YAZILAR