Bir seçimlik zaman diliminde üç seçim yapacağız...
Genel seçimin sandıkları önümüze konduğunda uzman seçmen kimliğine sahip olacağız.
Öte yanda kamuoyunun nabzını ölçmekle görevli olan araştırma şirketleri de yanılma lüksüne sahip olmayacaklar.
Çünkü yerel seçimden sonra Cumhurbaşkanı seçimi var.
Onu genel seçimler izleyecek.
İlk seçimde ölçümleri başarısızlığa uğrayan şirketler, haklarındaki kanaati düzeltmeye zaman bulamayacaklar.
İstanbul’da Denge Araştırma’nın Sabah gazetesi için yaptığı anket adayların ortaya çıkmasıyla başlayan yarışın doğru, düzgün bir fotoğrafı sayılabilir.
İstanbul’da 4 bin 521 kişiyle yüzyüze görüşülerek elde edilen bulgular şöyle bir tablo çıkarıyor:
AKP: Kadir Topbaş yüzde 51.5
CHP: Mustafa Sarıgül yüzde 38
MHP’nin adayı: yüzde 5
HDP: Sırrı S. Önder yüzde 4.2
Bu araştırma milletvekili seçimi için yapılmış olsaydı partiler AKP yüzde 48.8, CHP yüzde 32.7, MHP yüzde 9.4 şeklinde sıralanacaklardı.
Seçimlere üç ay var. Kış şartlarının yıpratıcı etkileri tabii ki işbaşındaki Kadir Topbaş’ı yoracaktır.
CHP’nin tecrübeli adayı Sarıgül enerjisi ve yetenekleri ile AKP belediyesini zorlayacaktır.
Kadir Topbaş’a yönelik seçmen desteği aynı Sarıgül gibi partisinden bile önde görünüyor.
Ama İstanbul’un kışına ne kadar dayanacak; onu yaşayarak göreceğiz.
İstanbul’a yapılan yol, tünel ve geçitler Topbaş’a huzur ve güven içinde bir zafer vaat ediyor olmalıydı.
Ama öyle değil. Bir kilometrelik yolu bir saatte geçen insanların “Niye onu seçeyim?” diye sorduğunu Topbaş kendi sesinden duyacaktır.
Elektrik kesintileri bile ona fatura edilecektir. Halkın yüzde 53.7’si İstanbul’un en acil sorununun trafik ve ulaşım olduğunu söylemiş.
Adaylar İstanbul’un trafik, göç ve nüfus artışı sorunlarına çare öneren projelerle iddialarını arttıracaklarını bilmeliler..
Yıkın o arşivleri
Fişlenmek, insan onuruna yönelmiş kaba bir saldırıdır.
Siyaset adamları oy isterken böyle düşünürler ama iktidara gelince unuturlar.
Hatta yararlanmaya çalışırlar.
Başbakan Erdoğan’ın 2010 referandumunu kazanmak için kullandığı propaganda malzemesi arasında “fişlemeye son” vaadi önemli yer tutuyordu.
Sonra unutulup gitti.
Şimdi CHP’nin bu vaadi yerine getirecek bir yasa teklifini Meclis’e verdiğini görüyoruz.
Yasa iki ay içinde tüm arşivin imha edilmesini öngörüyor.
AKP’nin bu nedenle CHP’ye teşekkür etmesi beklenemez ama ümit etmek yine de güzel!

