Avrupa Birliği'nin kararı, her serden bir hayır çıkabileceğini söyleyen ata sözünü doğruluyor.
Birlik üyesi ülkelerin ayrımsız destekledikleri çalışma "İslâmi terör" deyimini AB'nin ortak dilinden çıkarmayı öngörüyor.
Yerine ne konulacak?
"İslâmı kötüye kullanan teröristler" veya daha başka bir tanım. Yetkililer bu arayışı hazirana dek sonuçlandırmayı bekliyorlar.
Arayış için bir diplomat "Hassasiyetten haberdar olma girişimi" demiş.
İslâm adına hareket ettiklerini iddia eden teröristleri tanımlamak için 11 Eylül saldırılan ardından kullanılan "İslâmi terör" deyimi yalnız Müslümanları rencide etmekle kalmamış, eğilimlerdeki radikalleşmeyi de tahrik etmiştir.
Mesela geçen yıl yapılan bir araştırma, Londra'da yaşayan Müslümanların yüzde 13'ünün Usame bin Ladin'in terör yöntemini onaylamamakla beraber itirazlarına hak verdiklerini ortaya koymuştu.
Avrupa'da 15 milyondan fazla Müslüman yaşıyor ama AB'yi bu hassasiyetten Madrid, Londra ve İstanbul'a yönelik bombalama eylemleri değil, Hz. Muhammed'e hakaret içeren karikatürlerin Avrupa basınınında yayınlanması ardından çıkan olaylar "haberdar" etmiştir.
İslâmda terörü meşru gösterecek hiçbir dayanak bulunmadığı gerçeğini Avrupa Birliği keşke hakarete uğrayan Müslümanların öfkesine hedef olup korkmadan önce keşfedebilseydi.
Avrupa Birliği medeniyetler uzlaşması hedefine ilerlerken Türk siyasetçilerin yaptığı uyarıları dikkate almanın değerini umarız bu vesile ile keşfetmiştir.
Böyle bir uyanışın AB yolculuğumuza çok yararı olur.
Tabii asıl büyük kazanç İslâmı özünden farklı göstermeye yönelik çabaların Hıristiyan dünyasına da zarar vereceğini Avrupa'nın görmesidir.
İktidarsızlar ağlar!
Gelişmiş bir toplumda olsa Çevre Bakanı istifa etmeye mecbur kalırdı.
Oysa bizim Çevre ve Orman Bakanımız Osman Pepe dün sabahtan geç vakitlere kadar bütün haber bültenlerinde "hesap soran" bir rolde esti, gürledi..
İstanbul Tuzla'ya bir sağlık kuruluşu tarafından yüzlerce varil zehirli atık gömülmüştür. Bakan'ın şu dediği doğru: Yapılan işin soykırım girişiminden farkı yoktur.
Peki kimdir suçlusu? Bakan ipucu veriyor:
"Ciddi sanayicilerden biri.. 50 bin 100 bin dolar vermemek için koskoca bir metropolün zehirlenmesini göze alacak kadar paragöz açgözlü bir adam..."
Bakan şimdi bu adama "Boğaz'da bir yemek parası" kadar ceza kesileceğini ve mevcut kanunla bu mücadelenin yapılamayacağını iddia ederek yöneticilerden işadamlarına kadar herkesin ciddi aymazlık içinde olduğunu söylüyor.
Zehirlendiğimizi unutup Bakan'ı teselli mi etmemiz gerekiyor şimdi? İktidarsınız, lâzım gelen yasayı çıkarın.. Devletsiniz, yüzlerce varil zehir gömülene kadar uyanın ve tecavüzü önleyin. Unutmayalım:
Kendini zehirleyen bir toplum, başka ülkelerin de çöplüğü olur!
Nihayet uyandılar
Avrupa Birliği'nin kararı, her serden bir hayır çıkabileceğini söyleyen ata sözünü doğruluyor. Birlik üyesi ülkelerin ayrımsız destekledikleri çalışma "İslâmi terör" deyimini AB'nin ortak dilinden çıkarmayı öngörüyor...
Haberin Devamı

